

TÜRK DİL KURUMU'NDAN 'TÜRKÇE ÇALIŞTAYI'
Türk Dil Kurumu’nda Diksiyon Çalıştayı: “Liyakat Esas Olmalı”
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun Baş spikerlerinden ve Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Şener Mete, Türk Dil Kurumu’nda düzenlenen Diksiyon Çalıştayları serisinin üçüncüsünde ve çalıştay öncesinde önemli mesajlar verdi. Çalıştayın organizasyon ve koordinasyonunu üstlenen Mete, etkinliğin amacının Türkçe'nin doğru ve güzel kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak olduğunu söyledi.
Üç yıl önce TRT’den emekli olan spikerlerle birlikte halen görevde bulunan spikerleri bir araya getirerek ilk toplantıyı gerçekleştirdiklerini belirten Mete, “Türkçe güzel konuşuluyor mu, yaşanan sıkıntılar nelerdir, bunları masaya yatıralım istedik. Türk Dil Kurumu da bu buluşmaların geleneksel hale gelmesini talep etti. Bugün üçüncü çalıştayımızı gerçekleştiriyoruz” dedi.
Bir buçuk gün sürecek çalıştaya, ilk toplantıya katılan 25 spikerden 22’sinin yanı sıra 5 yeni ismin de iştirak ettiğini aktaran Mete, bu yıl ilk kez belirli temalar çerçevesinde ilerlediklerini ifade etti.
İki Ana Tema: Diksiyon Kitapları ve Eğitimler
Çalıştayın bu yılki ana başlıklarının Türkiye’de yazılan diksiyon kitapları ve verilen diksiyon eğitimleri olduğunu kaydeden Mete, alandaki nitelik sorununa dikkat çekti. Diksiyon alanında yeterli tecrübeye sahip olmayan kişilerin kitap yazdığını ve eğitim verdiğini belirten Mete, bu durumun mesleğin ciddiyetine zarar verdiğini söyledi.
“Bir spikerin diksiyon kitabı yazabilmesi için uzun yıllar mikrofon başında görev yapmış olması gerekir. Bu iş bir-iki yılda öğrenilecek bir alan değil. En az 20 yıllık bir birikim gerekir” diyen Mete, meslekte liyakatin esas alınması gerektiğini vurguladı.
“Gerçek Spiker Kendini Belli Eder”
Spikerliği terziliğe benzeten Mete, “Hazır konfeksiyon başka, gerçek terzi işi başkadır. Gerçek bir spiker de haberi okuduğunda ya da program sunduğunda kendini belli eder” ifadelerini kullandı.
Çalıştaya katılan deneyimli isimlerin hem kitap yazma hem de eğitim verme konusunda yetkin kişiler olduğunu dile getiren Mete, “Biz bu işe gönül vermiş, liyakatli insanlarla yürümeye devam edeceğiz” dedi.
Türkçe'nin doğru ve etkili kullanımı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan çalıştayın, değerlendirme oturumlarının ardından sonuç bildirgesiyle tamamlanması bekleniyor.
Prof. Dr. Derya Örs: “Türkçeyi doğru ve güzel kullanmak ortak sorumluluğumuzdur”
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de, konuşma dili üzerine düzenlenen çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada Türkçe'nin doğru ve özenli kullanımının yalnızca akademik bir mesele değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Konuşmasına Türkçe'ye emek veren radyo ve televizyon çalışanlarını, seslendirme sanatçılarını ve medya mensuplarını selamlayarak başlayan Örs, dilin insanı diğer varlıklardan ayıran en temel unsur olduğunu belirtti. Konuşma ve dilin insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Örs, ana dilinin bireyin dünyaya geldiği andan itibaren duyduğu seslerle şekillendiğini ifade etti.
Türkiye Türkçesi'nin yalnızca İstanbul ağzından ibaret olmadığını kaydeden Örs, yazı dilinde ve standart konuşmada İstanbul Türkçesi'nin esas alınmasına rağmen Türkiye’nin farklı bölgelerinde yüzlerce ağız ve söyleyiş biçiminin bulunduğunu söyledi. Yerel ağızların bir zenginlik olduğunu belirten Örs, “Bir insan hem standart İstanbul Türkçesi'ni doğru ve güzel konuşabilir hem de kendi yöresel ağzını yaşatabilir. Bu bir çelişki değil, kültürel çeşitliliktir” dedi.
Son dönemde özellikle yazı dilinin telaffuzunda artan sorunlara dikkat çeken Örs, medyada ve kamusal alanda görev yapan bazı isimlerin konuşmalarında özen eksikliği görülebildiğini ifade etti. Doğru ve anlaşılır Türkçe'nin özellikle öğretmenler, sunucular ve kamu görevlileri tarafından titizlikle kullanılmasının önemine işaret etti.
Dil eğitiminde kurumlar arası iş birliğinin gerekliliğine vurgu yapan Örs, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumların bu konuda önemli sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Dil eğitiminin okul öncesi dönemden itibaren başladığını hatırlatan Örs, öğretmen yetiştirme süreçlerinde pedagojik donanım ve doğru telaffuz bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşma dili çalıştaylarının bu alanda önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Örs, Türk Dil Kurumu'nun son yıllarda konuşma dili üzerine daha kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Örs, “Dil bir milletin hafızasıdır. Türkçeyi korumak ve gelecek nesillere en doğru biçimde aktarmak hepimizin ortak görevidir” diyerek sözlerini tamamladı.





Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





































