Bugün 15 Nisan 2026 Çarşamba
- IMKB
% - Altın
6811.86
%0 - Dolar
44.5989
%0 - Euro
52.3513
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:08 - AKDENİZ’DE AV YASAĞI BAŞLIYOR
- 22:48 - ESKİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYINA CİNAYETLE SONUÇLANAN ALACAK KAVGASINDA MÜEBBET HAPİS
- 21:53 - SERİK BELEDİYE BAŞKANI KADİR KUMBUL CHP’DEN İSTİFA ETTİ
- 21:18 - ALANYASPOR, KASIMPAŞA MAÇI HAZIRLIKLARINA BAŞLADI
- 21:18 - ALANYA’DA ÜNİLİG YOL VE DAĞ BİSİKLETİ TÜRKİYE ŞAMPİYONASI BAŞLADI
- 20:38 - OSMANİYE’DE KAYALIKLARDAN DÜŞEN ADAM HAYATINI KAYBETTİ
- 20:10 - ÖZEL HABER / CADDELERDE SESSİZ DEVRİM
- 19:38 - İKLİM KRİZİ TUVALLERE YANSIDI
- 19:27 - TÜRK YILDIZLARI, BAKİF26'DA ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
- 19:13 - ADANA VALİLİĞİNDEN TAŞKIN UYARISI
- 18:08 - TARSUS’TA ULUSLARARASI ÇİKOLATA EĞİTİMİ
- 18:08 - EŞİNİ SOKAK ORTASINDA SOPAYLA DARBETTİĞİ İDDİA EDİLEN SANIĞA 19 YIL HAPİS
- 17:51 - TÜRKİYE, LÜKS YAT ÜRETİMİNDE DÜNYA 2'NCİSİ
- 17:48 - BURDUR’DA YILIN İLK 3 AYINDA 2 BİN 346 ASAYİŞ OLAYI MEYDANA GELDİ, YÜZDE 89’U AYDINLATILDI
- 17:43 - EĞİTİM-BİR-SEN ŞUBE BAŞKANI MİRAN: "OKULLARDA GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTTIRILMALI"
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


YENİÇERİDEN 12 EYLÜL'E: DARBE SARMALI VE KURTULUŞ
12 Eylül 2025 Cuma 17:05
II. Mahmud’un Asâkir-i Mansûre hamlesinden 12 Mart, 12 Eylül ve 15 Temmuz’a uzanan çizgide ortak ders şu: Sivil kapasite zayıfladığında ordu ve kapalı hiyerarşiler siyasetin boşluğunu dolduruyor. Tabiat boşluk ve uyuşukluk kabul etmez.; çözüm “güçlü kişi” değil, güçlü kurallar. Yani kanun hakimiyeti.
Osmanlı’nın sonundan Cumhuriyet’e miras kalan temel hedef, siyaset-dışı, meslek ordusu idealidir. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın ilgası ve yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adlı ordunun kurulması bunun kurucu eşiğidir. Ulemadan alınan destek modernleşme lehine kullanılmaya çalışılmış, modernleşmenin başında ulema Demokles’sin kılıcı gibi durmuştur. Ardından Tanzimat’la Mustafa Reşit Paşa’nın gayretleriyle dönüşüm hızlanmıştır. Hızlanmışta geçmişte medrese iftirası ve şeyhülislam fetvasıyla 96 bin yeniçeri yok edilmiştir. Gerekçe; Kur’an’a saygısızlık. Sonuç Kavalalı Ali paşa ordusu Adapazarı’na dayanır. Ruslar tüm Balkanlar ve Doğu Anadolu’yu işgal eder. Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye yani Muhammed’in ordusuna tanrı yardım etmez. Ordusuz kalan Devletin Peygamberin askerleri adıyla kurduğu yeni orduda başarı sağlayamamıştır. Bu kırık dökük orduyla yinede yedi düvele karşı verilen savaşta elde edilen sonuç, Mondros mütarekesi ve Sevr olmuştur.
İttihat Terakki ile Mete Han’dan miras ordu-millet vurgusu geliştirilmeye çalışıldı. Pratikte ise kurumsal profesyonelliği hedefleyen bir yapıydı. Ne var ki 20. yüzyıl, zayıf sivil kapasite ve parçalı siyaset yüzünden Türkiye’yi yeniden ihtilal ve müdahale döngüsüne soktu: 1909’daki 31 Mart Vakası ittihat Terakki anlayışına bir karşı darbedir. İyiki bastırıldı. Gerçek hükümet devrimi 1913’teki Bâb-ı Âli Baskınıdır.
Cumhuriyetle devrimiyle, Metehan geleneğini sürdüren milli orduya kavuştuk. Bu ordu dışa bağımlı irtica kalkışmalarını bastırdı. Kurumlaştı. İç dinamizmde dış bağlantılı bir ordu düşmanlığı hep oldu. Anayasa ile Cumhuriyeti koruma ve kollama yetkisi orduya veridi. Memleketin en zeki ve sağlık bakımından güçlü evlatları askeri liselerde okudu. Tüm tarihimiz boyunca modernleşme ordudan halka yansıdı. Bu yüzden ülkeyi koruma kollama yetkisi orduya verildi. Bu yetkiyle 1960, 1971, 1980 darbeleri yapıldı. Bütün darbeleri yaşadım. 1960 darbesinde ilk okulu bitirmiştim. İlkokula 12 yaşına gittiğimden 16 yaşınaydım. Menderes iktidar olur olmaz 16 Haziran 1950’de Türkçe ezanı kaldırdı ezanı tekrar Arapça yaptı. 29 kasım 1953’te kadir gecesi mevlidini Süleymaniye’ Camiinden Türkiye radyolarından naklen yayınlattı. Çeşitli inanç kümelerinin olduğu laik bir ülkede devlet radyosundan mevlit okutulması devrim kanunlarına aykırıydı. Celal Bayar mevlidi radyodan dinlediği zaman Eyvah cumhuriyet gitti dediği ifade edilmiştir.. Yine Menderes’ in Emirdağ ziyaretine Nurcular yeşil bayrak açmış cumhuriyete karşı nümayiş yapmışlardır. Bu Cumhuriyet karşıtı eylemler 1960 ihtilalini hazırladı.
1960 ihtilali ile siyasi yapı örselendi koalisyonların devri başladı. 1969 seçimlerinde Süleyman Demirel % 45.50 oyla tek başına iktidar oldu. Üniversitelerde 68 kuşağı gençlerinin eylemleri devam ediyordu. Öğrenciler kamplara bölünmüş birbirlerini öldürüyorlardı. Basında Doğan Avcıoğlu gurubunun yayın organlarında irtica tehlikesine karşı ihtilal çığlıkları atılıyordu. Yön Devrim Yeni Ortam gazeteleri bu fikrin fikriyatını oluşturuyordu. Atatürkçü devrimci güçlerin işbirliği yaparak sistemi değiştirmek gerektiği tezini işliyorlardı. Ve bu gidişe son vermek için orduyu teşvik ediyorlardı 3 Madanoğlu ekibi tasviye edildi. 12 Mart 1971 muhtırası “anarşiyi yok etme gerekçesiyle verildi; muhtıra mı darbe mi belli olmayan bu müdahale ile üniversitelerde derslerimize devam edebilir hale geldik. Fakat bu müdahale, siyaset-yargı-güvenlik eksenindeki tıkanmayı kurumsallaştırdı
12 Eylül 1980 ise bu çizginin en sert kırılması oldu. Müdahale, “sokaklarında gezilemeyen Türkiye” anlatısıyla meşrulaştırıldı. Bu söylemde doğruydu. Evlerimizden çıkarken döneceğimizi garanti edemiyorduk. Kenan Evren’in yurt gezilerinde tekrarladığı “iç savaş eşiği ve devlet otoritesinin çöküşü” vurgusu, dönemin İç Hizmet Kanunu 35. maddesine TSK’nın “Cumhuriyeti kollama-koruma” görevi dayandırıldı 7 Kasım 1982’de anayasa %91’in üzerinde ‘kabul’ ile geçti ve Evren’in Cumhurbaşkanlığı aynı paket içinde onaylandı. Fakat bilanço ağırdı: yaklaşık 650 bin gözaltı, 230 bin yargılama, 7 bini aşkın idam istemi, 50 infaz yapıldı. Bu infazlardan 18’i sol 8’i sağ; 23’ü adi suçlu 1’i asala mensubuydu. Sol ve sağdan idam edilenler genelde cinayet işlemişlerdi. İhtilalin uzun gözaltı süreleri, işkence iddiaları ve adil yargılanma tartışmaları bu devrin bilinmez izleridir.
Aşağıdaki çerçeve, yukarıdaki tarihsel çizgiyle harmanlanmış değerlendirmemizin omurgasıdır:
II.Mahmud’un, Asakir-i Mansûre-i Muhammediye’yi kurmasıyla; medrese-saray işbirliği bu kez modernleşme lehine çalıştı. Tanzimat’la hızlanan dönüşüm, Cumhuriyet’te siyaset-dışı, meslek ordusu idealine kavuştu. Söylemde “Mete Han’dan miras ordu-millet” vurgusu, pratikte ise kurumsal profesyonelliği hedefleyen bir yapı vardı.
Ne var ki Türkiye, 20. yüzyılda sivil kapasite eksikliğiyle yeniden darbe sarmalına girdi: 12 Mart 1971 muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi “irtica ve komünizm” gerekçesiyle “cumhuriyeti koruma” iddiasıyla yapıldı 1909’daki 31 Mart Vakası bastırılışı bir karşı darbenin bastırılışıdır. Asıl hükümet devrimi 1913 Bâb-ı Âli Baskınıdır. 12 Eylül dönemindeki infazlarda önemli bir kısmı öldürme suçundan mahkûm edilenlerdir. Fakat o dönemin yargılama süreçlerinin adaleti bugün hâlâ tartışmalıdır. Son olarak 15 Temmuz 2016, dinî görünümlü bir yapılanmanın FETÖ’nun orduya sızmasının, ordunun siyaset üstü kalması ilkesini nasıl derinden yaralayabildiğini acı biçimde gösterdi.
Sivil alanın zaafını büyüten bir başka damar medya-sermaye ilişkileri oldu. 12 Eylül anayasasının “Medya patronu başka iş yapamaz” ilkesi kurumsal bir kural olarak yerleşebilseydi, kamu ihalesi, enerji, İnşaat, medya sacayağı üzerinden oluşan kartelleşme bugünkü ölçekte palazlanamazdı; Show TV, Habertürk gibi mecraların arkasındaki holding tipi sahiplik modeli de bu kadar belirleyici olamazdı. Siyasette ise hazine yardımı rejiminin esnetilmesi ve milletvekillerine emeklilik ayrıcalıkları gibi düzenlemeler, siyasal sınıfın kendisini kollayan “kurumsal konfor alanlarını” yarattı; bu da meşruiyet erozyonunu derinleştirdi. Siyasilere güven azaldı. Kısacası, çürüme dediğimiz olgunun önemli kısmı sivil yapının kendi tercihlerinden beslendi.
Çıkış yolu, romantik bir “güçlü lider” arayışında değil; kuralların gücünü yeniden inşa etmekten geçmekte.
Ordu için mutlak sivil demokratik denetim ve liyakat; dinî/ideolojik/cemaat tipi paralel hiyerarşilere sıfır tolerans.
Medyada çapraz sahiplik ve kamu ihalesi, şeffaf mülkiyet anlayışının yerleşmesi. Son 20 yılda 200 defa kamu ihale kanunu değişirse kimse şeffaflıktan söz edemez. Bu bir çürümüşlüktür....
Yargı, Sayıştay, düzenleyici kurullar için gerçek bağımsızlık ve performans denetiminin işlemesi lazım.
Sonuç: Yeniçerinin kaldırılmasında modernleşme nasıl ulema-saray ittifakı üzerinden mümkün olduysa, bugün de demokratik hukuk devletinin restorasyonu siyaset-medya-sermaye üçgeninin kurala bağlanması ile mümkündür. 12 eylül anayasasında bu maddeler vardı. Orduyu siyasetten izole eden, siyaseti para ve medya tekellerinden bağımsızlaştıran, medrese/cemaat tipi yapılanmaları önleyen düzenlemelere yeniden ihtiyaç var. Dini örgütlenmeler sivil toplum örgütü olarak mütalaa edilmemeli. Din siyaset dışı olmalı. Cumhuriyetin temel ilkesi de budur.
Laik cumhuriyetimizi ilkelerini yasalarla sağlama almak zorundayız. Bu ilkelere uygun kanunlar çerçevesinde bütünleşmek vatandaşlık görevidir.
Kaynaklar.
1-Resmi gazete.17 haziran 1950isayı.7535
2- Cumhuriyet.23.10.1958.
3- Madanoğlu Dosyası. Töre yayınları sf.66 .İstanbul.1973
4- Vikipedi
.
Bu yazı toplam 962 defa okunmuştur.
YÖRÜK- TÜRKMEN ADLARI ÜZERİNDEN YENİ KİMLİK KURGULARIMUHARREM YELLİCE
BENİ LEYLEKLER GETİRMİŞ OLAMAZ ANNE!GÜRSEL KAYA
VİCDAN: RUHUN YORULMAYAN BEKÇİSİMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DÜNDEN BUGÜNE YANLIŞ GİDEN NE?TARIK ÇELENK
MUSLUKTAN AKAN SU NE KADAR GÜVENLİ?CEM ARÜV
SAMUEL BALLET HEMEN SATILMALIDIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
YENİDEN YENİDEN DOĞMAK VE MOLA HAKKINI GERİ ALMAKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İDİL VE URALLARDA TÜRK RUHUNURİ SEZEN
ANTALYA’NIN ALIN TERİ EZİLMEZ!1 TONDAN 1300 TONA UZANAN BİR EMEK DESTANISÜLEYMAN EKİN
BU BELEDİYECİLİK ZİHNİYETİ OLAMAZVEDAT GÜRHAN
BİLİNÇ ÇAĞINDA BAHARBİHTER GÖRDÜ
ZAMANIN ÇARKINDA YENİ BİR DÜNYA VE TÜRKİYEIŞIK YARGIN
MUHAFAZAKARLIK; ‘YERLİ ve MİLLİLİK’ ÜZERİNDEN BATI KARŞITLIĞIALİ İHSAN DİLMEN
MİRASIN ESARET ESTETİĞİ: SANATIN YENİ SAVAŞ KİMLİĞİGÖZDE SARI
KARGODA ÜCRET TUZAĞIAV İBRAHİM GÜLLÜ
GÖNÜLLÜ UYUMARAZİYE GÖK AKTAŞ
110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİRHÜSEYİN BARANER
HASTA BİNA SENDROMUAHMET İLBARS
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
YARIM KALAN AMA DEVAM EDEN BİR HAYATŞAFAK ÇELİK
ANKARAŞENER METE
GÜÇLÜ KADIN MI, YORULMUŞ KADIN MI?DERYA DEMİR
BİR TÜRKÜNÜN ARKA SOKAKLARI: ÜSKÜDAR'A GİDERKEN ALDI DA BİR YAĞMURGAZANFER ERYÜKSEL
BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR İLE “YUNUS EMRE VE MEZARI” ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
SPOR
BAİB'DE YENİ YÖNETİM GÖREVE BAŞLADI
AKRA GRAN FONDO ANTALYA START ALDI
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
8'İNCİ ETNOSPOR FORUMU ANTALYA'DA
3 ÇOCUK ANNESİ GAMZE, BABA MESLEĞİ FIRINCILIĞI SÜRDÜRÜYOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





