- IMKB
% - Altın
6072.14
%-2.45 - Dolar
46.9945
%-0.09 - Euro
53.6613
%-0.08
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:13 - BOZYAZI’DA KAYIP KADIN İÇİN ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI
- 17:13 - ANTALYA’DA 15 TEMMUZ ETKİNLİKLERİ
- 17:03 - EĞİRDİR’İN YENİ KAYMAKAMI DR. SERHAT DOĞAN GÖREVİNE BAŞLADI
- 16:48 - MEZİTLİ’DE KIRSAL MAHALLELERE HİZMET MESAİSİ
- 16:33 - ALANYASPOR DAYANIKLILIK VE TAKTİK ÇALIŞTI, PERFORMANS TESTİNDEN GEÇTİ
- 16:33 - ASAT’TAN BELEK, KADRİYE, ALTINTAŞ VE KUNDU’YA TURİZM YATIRIMLARI
- 16:18 - MANAVGAT’TA HAKKINDA 25 YIL 8 AY KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI BULUNAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 16:18 - ALANYA’DA HAVUZDA BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN 8 YAŞINDAKİ ÇOCUK HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
- 16:08 - ALANYA’DA HENTBOL ŞÖLENİ SONA ERDİ
- 16:08 - ALANYA FUTNET’TE ZİRVEYİ BIRAKMADI
- 16:03 - ARSUZ’DA "YÜREĞİMİZDEKİ IŞIK PROJESİ" YAŞATILIYOR
- 16:03 - VALİ MASATLI, PAYAS’TAKİ EĞİTİM YATIRIMLARINI İNCELEDİ
- 16:03 - YAYLADAĞI’NDA "HER GEBEYE BİR EBE" UYGULAMASIYLA EV ZİYARETLERİ SÜRÜYOR
- 16:03 - İNŞAAT HALİNDEKİ BİNADA ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEN İŞÇİ YARALANDI
- 15:54 - ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


BATI DÜŞÜNCESİNDEN İKİNCİ YENİ’YE BİREYİN TRAJEDİSİ
Bu makale, İkinci Yeni şiirinin Batı düşünce dünyasıyla kurduğu çok katmanlı ilişkileri, özellikle Alman Romantizmi, Fransız şiiri ve varoluşçu felsefe bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. “Anlamsızlık” suçlamasıyla karşı karşıya kalan İkinci Yeni estetiği; Arthur Schopenhauer’in karamsar felsefesi, Heinrich von Kleist’ın hakikat krizi ve Friedrich Hölderlin’in dilsel yalnızlığı ile doğrudan bir etki ilişkisinden ziyade derin paralellikler taşımaktadır. Bunun yanında Fransız şiirinde Charles Baudelaire ve Stéphane Mallarmé ile belirginleşen sembolist damar ile André Breton ile kurumsallaşan sürrealist anlayış, İkinci Yeni’nin imge dünyasını besleyen önemli estetik kaynaklar arasında yer almaktadır.
Türk şiirinde modern bireyin huzursuzluğu ilk olarak Servet-i Fünun döneminde belirginleşmiştir. Bu dönemdeki kaçış arzusu, coğrafî ve fiziksel bir yönelim taşırken, İkinci Yeni’de bu kaçış ontolojik bir derinlik kazanarak dilin ve imgenin içine yönelmiştir. Tevfik Fikret ve arkadaşlarının yeni bir hayat kurma hayalleri, bireyin toplumsal baskıdan uzaklaşma isteğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir [1]. Buna karşılık 1950’li yılların İkinci Yeni şairi için dünya artık kaçılacak bir yer değil; anlamı parçalanmış bir varlık alanıdır. Bu nedenle kaçış dış dünyaya değil, nesnelerin ve dilin içine yönelen bir geri çekilme biçimi almıştır.
İkinci Yeni’nin imge yapısında Fransız şiirinin etkisi belirgindir. Arthur Rimbaud ve Guillaume Apollinaire’in dilde kurduğu özgürlük alanı, Baudelaire ve Mallarmé’nin sembolist kapalılığı ile birleşerek İkinci Yeni’de yoğun ve çok katmanlı bir imge dünyası oluşturmuştur. André Breton ile sistemleşen sürrealist anlayış ise bilinçaltının şiire dahil edilmesini sağlamıştır.
Bu şiirdeki varoluşsal bunalım, Albert Camus ve Jean-Paul Sartre gibi düşünürlerin etkisiyle “hiçlik” ve anlamsızlık ekseninde derinleşmiştir. İnsan artık dünyaya “atılmış” bir varlık olarak konumlanmakta; bu durum bireyin ontolojik yalnızlığını keskinleştirmektedir. Bununla birlikte Schopenhauer’in ortaya koyduğu “istenç” kavramı, bu bunalımın metafizik zeminini oluşturmaktadır. Schopenhauer’e göre dünya, akıldışı bir istemenin tezahürüdür ve insan bu isteme nedeniyle sürekli bir eksiklik ve acı hâlinde var olur [2]. İkinci Yeni’de ise bu acı, varoluşçu düşüncenin etkisiyle çoğu zaman “hiçlik” duygusuna doğru evrilerek nesneler üzerinden ifade edilmektedir.
Edip Cansever’in “Masa da Masaymış Ha” şiiri, bu durumun dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Şair, hayata dair tüm somut ve soyut yükleri (uykusuzluk, açlık, yalnızlık, arzu, hatıra) bir masanın üzerine yığar. Bu yığılma, Servet-i Fünun’un pastoral kaçışından farklı olarak, acıyı dışsallaştırarak nesneye yükleme ve onu görünür kılma çabasıdır. Böylece masa, yalnızca bir eşya değil; bireyin varoluşsal yükünü taşıyan sembolik bir düzleme dönüşür.
Alman düşünce geleneğinde Heinrich von Kleist’ın yaşadığı hakikat krizi, modern bireyin bilgiye ve gerçekliğe duyduğu güvenin sarsılmasıyla ilgilidir. Kleist’ın Kant sonrası düşünsel kırılması, mutlak hakikatin erişilemezliği fikri etrafında şekillenir. Bu durum, İkinci Yeni’nin anlamı parçalayarak kurduğu şiir diliyle doğrudan bir etki ilişkisi içinde olmasa da belirgin bir paralellik taşımaktadır.
Friedrich Hölderlin ise dış dünyadan koparak dilin içine çekilen bir şair olarak modern şiirin önemli kırılma noktalarından birini temsil eder. Hayatının uzun bir bölümünü Tübingen’de, Neckar Nehri kıyısındaki bir kulede geçiren Hölderlin, şiiri varlığın son sığınağı olarak görmüştür. Onun şiirinde görülen bütünlük ve varlık arayışı, aynı dönemde yakınlık kurduğu düşünsel çevreyle de ilişkilidir. Bu bağlamda Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in diyalektik anlayışında Hölderlin’in bütünlük fikrinin izleri sezilebilir. Daha sonra Martin Heidegger, modern çağda varlığın unutulduğunu savunarak Hölderlin’i hakikati şiir yoluyla dile getiren şair olarak yeniden yorumlamıştır.
Türk şiirinde moderniteye verilen tepkiler ise farklı yönlerde gelişmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur romanında dile getirdiği “değişerek gelişmek etmek” fikriyle bireyi tarih, kültür ve estetik süreklilik içinde konumlandırır. Bu yaklaşım, ideolojik bir toplumculuktan ziyade medeniyetçi süreklilik düşüncesi olarak değerlendirilebilir [5]. Tanpınar’ın şiir estetiği üzerine yapılan çalışmalar da bu bütünlük arayışını destekler niteliktedir [6].
Buna karşılık Necip Fazıl Kısakürek’in “Kaldırımlar” şiirinde birey, gece ve yalnızlık içinde parçalanmış bir benlik olarak karşımıza çıkar. Buradaki varoluşsal kaygı, köksüzlük ve kaos duygusuyla belirginleşir. İkinci Yeni’de ise bu kriz daha ileri bir aşamada dilin parçalanmasına ve anlamın çoğullaşmasına dönüşür.
İkinci Yeni’nin aykırı seslerinden Nilgün Marmara, bu trajik hattı modern bir duyarlılıkla sürdürür. Sylvia Plath ile kurduğu düşünsel yakınlık, onun şiirinde bireyin dünyaya yabancılaşmasını daha da derinleştirir.
Sylvia Plath, modern şiirde bireyin içsel çatışmalarını ve varoluşsal bunalımını en yoğun biçimde dile getiren şairlerden biridir. İtirafçı şiir anlayışının önemli temsilcilerinden olan Plath, özellikle Ariel adlı eserinde, depresyon, yabancılaşma ve ölüm düşüncesini güçlü ve sarsıcı imgelerle işlemiştir. Onun şiiri, bireyin iç dünyasını saklamadan ortaya koyması ve kişisel trajediyi estetik bir dile dönüştürmesi bakımından, modern şiirde derin bir kırılmayı temsil eder ve bu yönüyle İkinci Yeni’de görülen varoluşsal gerilimle dikkat çekici paralellikler gösterir.
Sonuç olarak İkinci Yeni şiiri, Batı düşüncesinin trajik birey anlayışını Türkçe içinde yeniden kurmuştur. Alman Romantizmi’nde fiziksel bir yıkımla sonuçlanan kriz, İkinci Yeni’de estetik bir biçime dönüşmüştür. Fransız şiirinin imgeci ve sürrealist mirası ile varoluşçu felsefenin etkisi, bu şiiri yalnızca bir edebî akım olmaktan çıkararak modern bireyin ontolojik arayışının bir ifadesi hâline getirmiştir. Tanpınar’da, kök ve süreklilik, Necip Fazıl’da kaos ve parçalanma, İkinci Yeni’de ise dilin içinde çözülen bir varoluş söz konusudur. Bu bağlamda İkinci Yeni şiiri, varoluşsal krizi ortadan kaldırmak yerine onu estetik bir biçime dönüştürerek anlamlandırma çabası olarak değerlendirilebilir.
Kaynakça
[1] Korkmaz, Ramazan (2004). İmgeyi Sarsan Şair: Ece Ayhan. Ankara: Grafiker Yayınları.
[2] Schopenhauer, Arthur (2009). İstenç ve Tasarım Olarak Dünya. Çev. Levent Özşar. İstanbul: Biblos Kitabevi.
[3] Zweig, Stefan (2015). Kendisiyle Savaşanlar: Kleist, Nietzsche, Hölderlin. Çev. Gülperi Sert. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
[4] Schiller, Friedrich (1999). İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar. İstanbul: Oda Yayınları.
[5] Tanpınar, Ahmet Hamdi (2016). Huzur. İstanbul: Dergâh Yayınları.
[6] Kaplan, Mehmet (2004). Tanpınar’ın Şiir Dünyası. İstanbul: Dergâh Yayınları.
GERÇEK ÖZGÜVEN SESSİZDİRAHMET İLBARS
2050'NİN ANTALYA'SICEM ARÜV
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
OLMAK YA DA OLMAMAK!GÖZDE DOLAYMAN
CUMHURİYETİN KADERİ, CHP’NİN KADERİEŞREF URAL
YÜKSELEN DUVARLAR, DARALAN ODALARGÖZDE SARI
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEDRETTİN CÖMERT'İ ANARKENYUNUS YAŞAR
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ÇAYLAK OYUNUIŞIK YARGIN
HER İNSANIN MUTLAK BİR SINIRI VARDIRHASAN YAKUP CANGÜVEN
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
BAHAR FIRTINASI MI GELİYOR?..VEDAT GÜRHAN
İSLAMDA KIBLE NİYE KUDÜS’TEN MEKKE’YE DÖNDÜ?MUHARREM YELLİCE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ROZETGAZANFER ERYÜKSEL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
DOKUMAPARK'TA 'ARTESİNG 100 ESER SERGİSİ'
KOCAGÖZ, KEPEZLİLERİ DİNLEDİ
SULTANDAĞI KİRAZINDA REKOR BEKLENTİ
YAZ İSHALLERİNDEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOT SAHNEYE ÇIKTI
'DEMİR ADAM' BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞUYOR
YARIM ASIRLIK HİKAYE DEVLET ÖDÜLÜYLE TAÇLANDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





