- IMKB
% - Altın
6874.57
%-0.48 - Dolar
48.2475
%0.02 - Euro
56.097
%0.27
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:43 - GEMİ FACİASINDA HAYATINI KAYBEDEN REYHAN VERİM’İN CENAZESİ YARIN TOPRAĞA VERİLECEK
- 19:38 - GİRNE’DEKİ FERİBOT FACİASINDA ÖLEN 2 KİŞİNİN CENAZESİ MERSİN’E GETİRİLDİ
- 18:52 - KORKULUK DEMİRLERİ BOŞLUĞUNDAN DÜŞEN ELİYA ÖLDÜ
- 18:35 - BAŞKAN UYSAL: "CUMHURİYET, AÇLIKTAN VE SÖMÜRÜDEN KURTULUŞ DEVRİMİDİR"
- 18:26 - 2 GÜNDE 38 YANGIN
- 18:20 - BAŞKAN KOTAN BAŞARILI GENÇLERİ AĞIRLADI
- 18:15 - EŞİNİN KULLLANDIĞI OTOMOBİLİN ALTINDA KALAN KADIN ÖLDÜ
- 18:07 - GÖÇÜK ALTINDA KALAN İŞÇİ KURTARILDI
- 17:53 - MERSİN’DE VATANDAŞ İSTEDİ, İKİNCİ PAZAR YERİ İÇİN ÇALIŞMA BAŞLADI
- 17:47 - KONYAALTI’NDA EMEKLİLERİN HAYATINA DOKUNAN PROJE: EMEKLİ KART
- 17:43 - ESKİ EŞİNİ VURARAK ÖLDÜRDÜ, AYNI SİLAHLA HAYATINA SON VERDİ
- 17:23 - FERİBOT FACİASINDAN SAĞ KURTULAN ADANALI GENÇLERİN ÖLÜM KALIM MÜCADELESİ: "ANNE ÖLÜYORUZ, HAKKINI HELAL ET"
- 17:20 - DENİZE DÜŞÜRÜLEN TELEFON VE GÖZLÜKLERİ ÇIKARIP SAHİPLERİNE ULAŞTIRIYOR
- 17:08 - SİLİFKE’DE MAKİLİK ALANDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- 17:03 - GÖÇÜKTE MAHSUR KALAN İŞÇİ İÇİN ZAMANLA YARIŞ
PROF DR RAMAZAN DEMİR / KONUK YAZAR


DİN, HAKİKAT VE MODERNLİK ÜZERİNE BİR İRDELEME
Giriş
Tek tanrıcılığın (monoteizm) ilkel toplumlarda zaten mevcut olup olmadığı antropolojinin tartışma alanına girmekle birlikte, burada savunulan düşünce, tek tanrı fikrinin özellikle Sami gelenek içerisinde ortaya çıkmış kültürel bir yapı olduğudur. Bu bağlamda peygamberlik kurumu da evrensel değil; belirli tarihî–kültürel koşullarda şekillenen bir kurum olarak değerlendirilmelidir. Nitekim antropolojik kayıtlar, “And” medeniyetlerinde Yahudi-Hristiyan-İslâmî anlamda bir “vahiy”, “peygamberlik” veya “Tanrı ile kişisel iletişim” fikrinin bulunmadığını gösterir (Eliade, 1959). Bunun nedeni, bu toplumların kültürel evrenlerinin böyle bir sembolik yapı üretmemiş olmasıdır.
Bu tespit, modern insanın din, hakikat, bilgelik ve kapitalist yaşam arasındaki gerilimli ilişkisinin incelenmesine imkân sağlamaktadır. Aşağıda bu ilişkinin farklı yönleri analiz edilecek, ardından dinin hakikat kavrayışına etkisi ile modern dünyanın din-kapitalizm sentezi tartışılacaktır.
*
Tek Tanrıcılık, Peygamberlik ve Kültürel Köken Problemi
Tek tanrıcılığın Sami halklarının dinî tecrübesi ile sınırlı bir fenomen (görüngü) olduğu fikri yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda kültürel bir analizdir. Max Weber (1922), özellikle “çöl topluluklarında” ortaya çıkan karizmatik peygamberlik geleneğinin diğer coğrafyalarda neredeyse hiçbir karşılığının bulunmadığını vurgular. Bu anlamda peygamberlik: Evrensel bir dinî kategori değil, belirli bir tarihsel-toplumsal yapının ürünü ve esasen etik-teolojik bir dönüşüm projesidir.
Bu nedenle “İnka”, “Maya” veya “Aztek” dünyasında Musa, İsa ya da Hz. Muhammed’i hatırlatan figürlerin yokluğu bir “kayıp belge” meselesi değil; tamamen farklı dinî bilinç yapılarına sahip olmalarından kaynaklanır.
Mircea Eliade (1959) bu farkı, kutsal ile ilişki kurma biçimlerindeki radikal çeşitlilik üzerinden açıklar: Bazı kültürler vahyi kişisel bir aktarım olarak kavramış, bazıları ise kozmik düzenin sürekliliğiyle ilişkilendirmiştir. Dolayısıyla peygamberlik, evrensel bir kategori değil; “Sami bilincinin poetik-teolojik icadı” dır.
*
Modern İnsan, Kapitalizm ve ‘Gelişmişlik’ Yanılgısı
Modern insanın “gelişmiş” olduğunu varsayması, çoğu zaman kapitalist ilişkilerin dayattığı bir görünüşten ibarettir. Barthes’ın (1972) deyimiyle modernlik, kendi ideolojisini doğal ve kaçınılmaz gibi göstererek bir mitoloji üretir.
Bu bağlamda: Modern bireyin giyimi, ilişkileri ve yaşam tarzı modern görünür, fakat çalışma koşulları, yönetim biçimleri ve ekonomik bağımlılığı son derece ilkel ve sömürüye açıktır.
İlkel diye küçümsenen toplumların “zaman kullanımındaki özgürlük” leri (Sahlins, 1974), modern insanın neredeyse tamamen yitirdiği bir varoluş alanını temsil eder. Zira zaman, yalnızca çalışma-dinlenme döngüsüne indirgenmiştir. Bu nedenle modern insanın hakikat arayışı çoğu zaman dinî hakikatin modern biçimde yeniden üretilmiş sürümüne (versiyonlarına) sıkışır. Dinin bıraktığı boşluk, kapitalist anlatılarla doldurulur.
*
Din ve Felsefe İlişkisi: Hakikat Sorunsalı
Burada kritik soru şudur: Din, insanın felsefe ihtiyacını ortadan kaldırır mı?
Dinin sunduğu hakikat, çoğu zaman bütüncül ve kapalı bir sistemdir. Bu anlamda din: Varlığı, ölümü, ahlakı, kozmosu, insanın dünyadaki yerini önceden belirlenmiş cevaplarla açıklayarak felsefenin soru alanını daraltabilir.
Heidegger (1927), hakikati bir “örtünün kaldırılması” (aletheia) olarak tanımlar; dinî hakikat ise çoğunlukla bir “örtünün konulması” ve dünyanın belirli bir yorumla sabitlenmesi şeklinde işler. Bu nedenle dindar birey “mutmain” olur; soru sorma ihtiyacı ortadan kalkar.
Burada sorun dindarlık değil, hakikatin sabitlenmesidir. Felsefe ise hakikatin sabitlenmesine değil, her seferinde yeniden sorulmasına dayanır. Bu nedenle: Dinin hakikat sorunsalı cevap üretir, felsefenin hakikat sorunsalı soru üretir. İkisi arasında yapısal bir gerilim vardır.
*
Din, Kitleleşme ve Muhafazakârlaşma
Din, ilk aşamalarında çoğu zaman devrimci ve eleştirel bir enerji taşır. Özgürlük Teolojisi bunun tipik örneğidir (Gutiérrez, 1973). Ancak Max Weber’in (1922) “rutinleşme” kavramının işaret ettiği gibi, karizmatik hareketler kitleselleştikçe: Bürokratikleşir, meşruiyet kazanmak için mevcut düzenle uyumlanır, eleştirel güçlerini kaybeder, muhafazakâr yapılara dönüşür.
Bu dönüşüm kaçınılmazdır; çünkü din artık bir toplumsal düzeni koruma aygıtına dönüşmüştür. Din güç kazandıkça: mevcut iktidar ilişkilerini yeniden üretme eğilimi gösterir, “koruyucu” bir ideolojiye bürünür, radikal dönüşümleri değil, düzenin devamını önceleyen bir konum alır. Dolayısıyla dinin “başlangıçtaki insancıl, özgürleştirici ve eleştirel niteliği” kitleselleştikçe zayıflar.
*
Sonuç
Tek tanrıcılık ve peygamberlik, evrensel fenomenler değil; belirli bir kültürel evrenin ürünleridir. Modern birey ise kapitalist ilişkiler içinde hem dini hem de modern yaşamı uzlaştırdığını düşünür, fakat bu uzlaşma çoğu zaman bir bilinç yanılsamasıdır.
Din, hakikati kapalı bir sistem halinde sunduğunda felsefî düşünceyi sınırlayabilir; felsefe ise hakikati sürekli sorgulayarak insanın varoluş alanını yeniden açar. Dinin kitleselleştikçe muhafazakârlaşması da bu çerçevede anlaşılabilir. Bu bağlamda dinin hakikati ile felsefenin hakikati arasındaki fark, cevaplanmış sorular ile yeniden sorulan sorular arasındaki farktır.
*
Kaynakça
Barthes, R. (1972). Mythologies. Hill and Wang.
Eliade, M. (1959). The Sacred and the Profane: The Nature of Religion. Harcourt.
Gutiérrez, G. (1973). A Theology of Liberation. Orbis Books.
Heidegger, M. (1927). Sein und Zeit. Niemeyer.
Sahlins, M. (1974). Stone Age Economics. Aldine.
Weber, M. (1922). The Sociology of Religion. Beacon Press
30 AĞUSTOS 1922 VE SONUÇLARIPROF DR RAMAZAN DEMİR
YENİ PARTİ ANTALYA İLÇE BAŞKANLIKLARI AÇILIŞIAHMET DİKİCİ
MAKAMIN ETRAFINDAKİLER VE BAKAN KÖRLERSÜLEYMAN EKİN
ÖLÜM YOLCULARIAHMET İLBARS
“SEN HAYAT DENEN SAHNEDEN BAHSET”YUNUS YAŞAR
KADIN KONUŞUNCASİBEL ARSLAN
YILDIZLARA BAKARKEN DÜŞENLER 4: ZİYA GÖKALPEŞREF URAL
TÜKETİCİNİN HAKKI GRAM GRAM EKSİLTİLEMEZ!AV İBRAHİM GÜLLÜ
TURİZMİN KANSERİ: KALİTESİZLİK VE FAHİŞ FİYATLARTUGAY TOYDEMİR
GELECEK PARTİSİ’NİN ARDINDANTARIK ÇELENK
BU MAĞLUBİYETİ BÜLENT HOCA'YA YAZMAK KOLAYCILIK OLURKAHRAMAN KÖKTÜRK
TARİHTEN GELECEĞE UZANAN VİZYONIŞIK YARGIN
HEGEL’DEN NİETZCHE’YE İNSAN TOPLUM KURTULUŞ SORUNU-2MUHARREM YELLİCE
ORTAK AKIL…MEHMET YENİKAYNAK
DURUM MUHAKEMESİ YAPMAKALİ İHSAN DİLMEN
MUTLU OLMAYI BAŞARMAK BİR YETENEK MİDİR?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
AKDENİZ'İN UZUN ADASI KEKOVA'DAKİ LAHİTLERİN SIRRIBİHTER GÖRDÜ
KENDİ YAZIP KENDİ SİLEN SUGAZANFER ERYÜKSEL
İKİ BİLİNMEYEN HATIRA VE BEKİR SITKI ERDOĞAN'IN KARAMAN VEFASIYUSUF YILDIRIM
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-3NİZAMETTİN ŞEN
MARTILAR KADAR ÖZGÜR OLABİLECEĞİMİZ BİR DÜNYA OLMALI, OLMALI MUTLAKABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ÇOCUK KORUMA KANUNU’NDA NELER DEĞIŞTI? CEZA MI, KORUMA MI?AV CÜNEYT KARASU
BAĞLAROYA ÖZGÜR
VATANSEVERLİK DUYGULARINI SİLMEKNURİ SEZEN
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim

















