- IMKB
% - Altın
6632.42
%0 - Dolar
49.4845
%0 - Euro
55.6438
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 18:53 - EĞİTİM-BİR-SEN ADANA’DA MUSTAFA SARIGEÇİLİ YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ
- 18:13 - KOZAN’DA 10. İSMET ATLI KARAKUCAK GÜREŞLERİ YAĞMURA RAĞMEN KORTEJ YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLADI
- 17:47 - HAYAT HİKAYESİNİ 'UMUT' TA ANLATTI
- 17:38 - MERSİN’DE İNCİR SEZONU SONA ERDİ, ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLDÜ
- 17:31 - TUNCER: “VATANDAŞLARIMIZIN MAĞDURİYETLERİ BİR AN ÖNCE GİDERİLMELİDİR”
- 17:18 - DEVA PARTİLİ ALTUN'DAN STK'LARA ÇAĞRI: "MİLLETİN VİCDANI SUSMAMALI"
- 17:12 - ANTALYA VALİLİĞİ: İNCELEME BAŞLATILDI
- 16:58 - ÖZDEMİR'DEN ALTINTAŞ AÇIKLAMASI
- 16:48 - ANTALYA’DA ŞİDDETLİ RÜZGAR SEMT PAZARINI VURDU
- 16:03 - ADANA’DA SAĞANAK ÇİLESİ: OTOMOBİL SUYA GÖMÜLDÜ, VATANDAŞLAR RÖGARLARI KENDİLERİ TEMİZLEDİ
- 15:51 - UZAY KONGRESİ GÜÇLÜ BİR MİRAS BIRAKTI
- 15:28 - DEV DALGALARIN ARASINA TEHLİKEYE ALDIRIŞ ETMEYİP DENİZE GİRDİLER
- 15:18 - BURDUR’DA BARİYERLERE ÇARPAN OTOMOBİL TAKLA ATTI: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 14:21 - SAHTE ARAMA KARARIYLA EVE GİRİP PARA ÇALAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 13:38 - YAYLADAĞI’NDA HAFİF TİCARİ ARAÇTA YANGIN ÇIKTI
PROF DR RAMAZAN DEMİR / KONUK YAZAR


DİN, HAKİKAT VE MODERNLİK ÜZERİNE BİR İRDELEME
Giriş
Tek tanrıcılığın (monoteizm) ilkel toplumlarda zaten mevcut olup olmadığı antropolojinin tartışma alanına girmekle birlikte, burada savunulan düşünce, tek tanrı fikrinin özellikle Sami gelenek içerisinde ortaya çıkmış kültürel bir yapı olduğudur. Bu bağlamda peygamberlik kurumu da evrensel değil; belirli tarihî–kültürel koşullarda şekillenen bir kurum olarak değerlendirilmelidir. Nitekim antropolojik kayıtlar, “And” medeniyetlerinde Yahudi-Hristiyan-İslâmî anlamda bir “vahiy”, “peygamberlik” veya “Tanrı ile kişisel iletişim” fikrinin bulunmadığını gösterir (Eliade, 1959). Bunun nedeni, bu toplumların kültürel evrenlerinin böyle bir sembolik yapı üretmemiş olmasıdır.
Bu tespit, modern insanın din, hakikat, bilgelik ve kapitalist yaşam arasındaki gerilimli ilişkisinin incelenmesine imkân sağlamaktadır. Aşağıda bu ilişkinin farklı yönleri analiz edilecek, ardından dinin hakikat kavrayışına etkisi ile modern dünyanın din-kapitalizm sentezi tartışılacaktır.
*
Tek Tanrıcılık, Peygamberlik ve Kültürel Köken Problemi
Tek tanrıcılığın Sami halklarının dinî tecrübesi ile sınırlı bir fenomen (görüngü) olduğu fikri yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda kültürel bir analizdir. Max Weber (1922), özellikle “çöl topluluklarında” ortaya çıkan karizmatik peygamberlik geleneğinin diğer coğrafyalarda neredeyse hiçbir karşılığının bulunmadığını vurgular. Bu anlamda peygamberlik: Evrensel bir dinî kategori değil, belirli bir tarihsel-toplumsal yapının ürünü ve esasen etik-teolojik bir dönüşüm projesidir.
Bu nedenle “İnka”, “Maya” veya “Aztek” dünyasında Musa, İsa ya da Hz. Muhammed’i hatırlatan figürlerin yokluğu bir “kayıp belge” meselesi değil; tamamen farklı dinî bilinç yapılarına sahip olmalarından kaynaklanır.
Mircea Eliade (1959) bu farkı, kutsal ile ilişki kurma biçimlerindeki radikal çeşitlilik üzerinden açıklar: Bazı kültürler vahyi kişisel bir aktarım olarak kavramış, bazıları ise kozmik düzenin sürekliliğiyle ilişkilendirmiştir. Dolayısıyla peygamberlik, evrensel bir kategori değil; “Sami bilincinin poetik-teolojik icadı” dır.
*
Modern İnsan, Kapitalizm ve ‘Gelişmişlik’ Yanılgısı
Modern insanın “gelişmiş” olduğunu varsayması, çoğu zaman kapitalist ilişkilerin dayattığı bir görünüşten ibarettir. Barthes’ın (1972) deyimiyle modernlik, kendi ideolojisini doğal ve kaçınılmaz gibi göstererek bir mitoloji üretir.
Bu bağlamda: Modern bireyin giyimi, ilişkileri ve yaşam tarzı modern görünür, fakat çalışma koşulları, yönetim biçimleri ve ekonomik bağımlılığı son derece ilkel ve sömürüye açıktır.
İlkel diye küçümsenen toplumların “zaman kullanımındaki özgürlük” leri (Sahlins, 1974), modern insanın neredeyse tamamen yitirdiği bir varoluş alanını temsil eder. Zira zaman, yalnızca çalışma-dinlenme döngüsüne indirgenmiştir. Bu nedenle modern insanın hakikat arayışı çoğu zaman dinî hakikatin modern biçimde yeniden üretilmiş sürümüne (versiyonlarına) sıkışır. Dinin bıraktığı boşluk, kapitalist anlatılarla doldurulur.
*
Din ve Felsefe İlişkisi: Hakikat Sorunsalı
Burada kritik soru şudur: Din, insanın felsefe ihtiyacını ortadan kaldırır mı?
Dinin sunduğu hakikat, çoğu zaman bütüncül ve kapalı bir sistemdir. Bu anlamda din: Varlığı, ölümü, ahlakı, kozmosu, insanın dünyadaki yerini önceden belirlenmiş cevaplarla açıklayarak felsefenin soru alanını daraltabilir.
Heidegger (1927), hakikati bir “örtünün kaldırılması” (aletheia) olarak tanımlar; dinî hakikat ise çoğunlukla bir “örtünün konulması” ve dünyanın belirli bir yorumla sabitlenmesi şeklinde işler. Bu nedenle dindar birey “mutmain” olur; soru sorma ihtiyacı ortadan kalkar.
Burada sorun dindarlık değil, hakikatin sabitlenmesidir. Felsefe ise hakikatin sabitlenmesine değil, her seferinde yeniden sorulmasına dayanır. Bu nedenle: Dinin hakikat sorunsalı cevap üretir, felsefenin hakikat sorunsalı soru üretir. İkisi arasında yapısal bir gerilim vardır.
*
Din, Kitleleşme ve Muhafazakârlaşma
Din, ilk aşamalarında çoğu zaman devrimci ve eleştirel bir enerji taşır. Özgürlük Teolojisi bunun tipik örneğidir (Gutiérrez, 1973). Ancak Max Weber’in (1922) “rutinleşme” kavramının işaret ettiği gibi, karizmatik hareketler kitleselleştikçe: Bürokratikleşir, meşruiyet kazanmak için mevcut düzenle uyumlanır, eleştirel güçlerini kaybeder, muhafazakâr yapılara dönüşür.
Bu dönüşüm kaçınılmazdır; çünkü din artık bir toplumsal düzeni koruma aygıtına dönüşmüştür. Din güç kazandıkça: mevcut iktidar ilişkilerini yeniden üretme eğilimi gösterir, “koruyucu” bir ideolojiye bürünür, radikal dönüşümleri değil, düzenin devamını önceleyen bir konum alır. Dolayısıyla dinin “başlangıçtaki insancıl, özgürleştirici ve eleştirel niteliği” kitleselleştikçe zayıflar.
*
Sonuç
Tek tanrıcılık ve peygamberlik, evrensel fenomenler değil; belirli bir kültürel evrenin ürünleridir. Modern birey ise kapitalist ilişkiler içinde hem dini hem de modern yaşamı uzlaştırdığını düşünür, fakat bu uzlaşma çoğu zaman bir bilinç yanılsamasıdır.
Din, hakikati kapalı bir sistem halinde sunduğunda felsefî düşünceyi sınırlayabilir; felsefe ise hakikati sürekli sorgulayarak insanın varoluş alanını yeniden açar. Dinin kitleselleştikçe muhafazakârlaşması da bu çerçevede anlaşılabilir. Bu bağlamda dinin hakikati ile felsefenin hakikati arasındaki fark, cevaplanmış sorular ile yeniden sorulan sorular arasındaki farktır.
*
Kaynakça
Barthes, R. (1972). Mythologies. Hill and Wang.
Eliade, M. (1959). The Sacred and the Profane: The Nature of Religion. Harcourt.
Gutiérrez, G. (1973). A Theology of Liberation. Orbis Books.
Heidegger, M. (1927). Sein und Zeit. Niemeyer.
Sahlins, M. (1974). Stone Age Economics. Aldine.
Weber, M. (1922). The Sociology of Religion. Beacon Press
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİKPROF DR RAMAZAN DEMİR
KADIN DİYALEKTİĞİIŞIK YARGIN
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 1YUNUS YAŞAR
VİTRİNE ÇIKMAKOYA ÖZGÜR
ŞAİR FARUK ÇAĞLAR’IN HATIRA DEFTERİAHMET İLBARS
DİJİTAL KAPİTÜLASYON: BU KANUN KİMİN İÇİN HAZIRLANIYOR?TUGAY TOYDEMİR
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-6GAZANFER ERYÜKSEL
YENİ PARTİ UMUT OLABİLİR Mİ?EŞREF URAL
MAKAMIN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL, İNSANIN AĞIRLIĞIMELTEM YUVARLAK
BİR ÇOCUK NEDEN OKULA GİTMEK İSTEMEZ?PINAR TEYİN
ATSO SEÇİMLERİ VE STK'LARAHMET DİKİCİ
MEVLÜT SOSYAL MEDYADAN UZAK DURMALIKAHRAMAN KÖKTÜRK
TÜKETİCİ HASSAS TERAZİ TAŞIMAK ZORUNDA DEĞİL!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTİK ZEYTİNYAĞI ÜRETİM KÖYÜ: LYRBOTON KOMEBİHTER GÖRDÜ
BAŞARIYA GİDEN YOLALYA ŞAHİN
MEDRESE: ZEKÂNIN ZİRVESİ, AKLIN İSE TATİLİTARIK ÇELENK
BİR SOFRANIN KIRK YILLIK HİKAYESİ ERCAN EVRAN VE GÖNÜL DOSTLARI.MUHARREM YELLİCE
BÜŞRA, AK PARTİ'YE GEÇSE NE YAZAR GEÇMESE?VEDAT GÜRHAN
ÜLKEMDEN MANZARALARAHMET GEDİKAĞAOĞLU
SOSYAL ÇÖZÜLMENURİ SEZEN
EKOLOJİK DEVLET: GELECEĞİ YÖNETEBİLEN DEVLETCEM ARÜV
KENDİNE YER AÇMAKSİBEL ARSLAN
SANDIKTAN ÇIKAN BIÇAK SIRTI DENGEİZZET ÜNLÜ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
ÖZDEMİR'DEN ALTINTAŞ AÇIKLAMASI
XIX. VERONA AVRASYA EKONOMİK FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR
SELİN YARATTIĞI OLUMSUZLUKLAR GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR
EYLÜL'DE ANTALYA HAVALİMANI'NDA 5 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİLDİ
BERKAY BAHAR'DAN 'ATSO PAZAR' YAKLAŞIMI
KALEİÇİ OLD TOWN FESTİVALİ SONA ERDİ
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





