- IMKB
% - Altın
6647.63
%2.58 - Dolar
47.6953
%0.1 - Euro
55.1809
%0.22
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:48 - SEYİR HALİNDEYKEN ANİDEN ALEV ALAN OTOMOBİLDEKİ 4 KİŞİ YARALANDI
- 18:33 - BAKAN KURUM’UN KATILIMIYLA HATAY’DA 8 BİN 500 HAK SAHİBİNİN KONUTU BELİRLENDİ
- 17:49 - SERİK'TE KAZA: 8'İ TURİST, 10 KİŞİ YARALANDI
- 17:43 - KUMSALDA YAKILAN ATEŞ DENİZE ULAŞMAYA ÇALIŞAN YAVRU CARETTAYI YAKIP TELEF ETTİ
- 17:33 - MANAVGAT’TA SOKAK HAYVANLARINA 75 DÖNÜMLÜK YAŞAM ALANI
- 17:28 - MERSİN’DE TIRIN ÇARPTIĞI ARAÇ METRELERCE SÜRÜKLENDİ
- 17:28 - TARSUS’TA KIRSAL MAHALLELERİN YOLLARI PARKEYLE YENİLENİYOR
- 17:26 - GECE YARISI DENİZE GİREN 2 GENÇ BOĞULDU
- 17:23 - TARSUS’TA KIRSAL MAHALLELERDE YOL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
- 17:10 - DENİZ PARAŞÜTÜ SAHİLE DÜŞTÜ
- 16:58 - LAVANTA TARLALARINDA ÇEKİRGE POPÜLASYONU İNCELENDİ
- 16:58 - BAŞSAVCI OZAN KAPICI, ŞEHİT ANNESİNİ EVİNDE ZİYARET ETTİ
- 16:58 - GÖZLER YENİ SEZONA ÇEVRİLDİ
- 16:48 - KANSER HASTASI ENGELLİ ADAMIN HAYALİNİ BİLE KURAMADIĞI EVİNE KAVUŞUNCA DÖKTÜĞÜ GÖZYAŞI DUYGULANDIRDI
- 16:35 - DMD'Lİ KEREM'İN UMUT ÇAĞRISI
NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


HIZLI YALNIZLAŞMA'NIN ONTOLOJİSİ
Hızlı Yalnızlaşma / VEYSEL ÇOLAK
Öfke diyen, isyan diyen sözcükleri düşündüm
bir de ihanet sözcüğünü.
Bir ünlem oldum hepsinin yanında.
Harflerin örgütüydü her sözcük
bazılarının sesi büyüktü, bazıları sessiz
her harf bir kapıydı, oradan girilirdi dünyaya
varlık sese dönüşürdü bir şey söylendiğinde
bir harfi düşse ağır yaralanırdı sözcük
ölürdü yaşamdaki anlamı.
Sözcüklerde bir harfiz her birimiz
bunu unutmamalı kimse
yoksa dönüp ardına baktığında
kendini bile göremez insan.
Dünya, Kaşıyaka 2026

Duygular yalnızca onları hissettiğimizde mi gerçektir, yoksa adlarını koyduğumuzda mı? Şair, “Öfke diyen, isyan diyen sözcükleri düşündüm / bir de ihanet sözcüğünü” derken bizi duyguların sıcak alanından çekip, kavramların soğuk ama berrak dünyasına davet eder. Ne var ki bu davet basit bir entelektüel alıştırma değildir; bastırılmış, zihinselleştirilmiş bir ruh hâlinin dışavurumudur.
Öfkeyi, isyanı ve ihaneti birer “düşünce” nesnesine dönüştürmesi, aslında onların yarattığı katlanılmaz acıyla arasına mesafe koyma çabasını ele verir. İnsan önce hisseder; fakat acı, sözcüklere dökülemeyecek kadar yoğunlaştığında, kendi içine kavramların o güvenli ama soğuk mesafesine çekilir. Toplumsal bağlarımız koptuğunda tutunduğumuz o son uçurum kenarları, kimi zaman tutunurken ellerimizi parçalayan sarp kayalıklara dönüşür.
“Bir ünlem oldum hepsinin yanında.” Şairin kendini bir ünlemle özdeşleştirmesi, ilk bakışta bir tepki gibi görünse de aslında derin bir trajediyi barındırır. Ünlem; konuşmaz, sadece haykırır. Bir cümle kurmaz; öznesi ve yüklemi yoktur. Bu yüzden ortada ne bir hikâye ne de bir süreklilik kalmıştır. Ünlem imgesi, aslında modern insanın yaşadığı büyük çelişkiyi simgeler; bireyi hızla derin bir yalnızlığa sürükleyen yolun hem başlangıcı hem de kabullenişidir.
''Her harf bir kapıydı, oradan girilirdi dünyaya / varlık sese dönüşürdü bir şey söylendiğinde.” Şair burada, Heidegger’in meşhur “Dil, varlığın evidir” düşüncesiyle sarsıcı bir bağ kurar. peki neden sarsıcı? Çünkü şairin dile yüklediği anlamın sadece bir "iletişim aracı" olmaktan çıkıp, doğrudan hayatta kalma meselesine dönüşmesidir. Şiirsel evrende dünya, ancak dil aracılığıyla inşa edilir; varlığın sese dönüşmesi ise insanın ancak "söz" alabildiği, kendini ifade edebildiği ölçüde bu dünyada gerçek bir yer işgal ettiğini söyler.
Bu bağlamda suskunluk; sanıldığı gibi bir erdem değil, aksine sessiz bir yok oluş riskidir. Harfin düşmesi ise tam bir kırılma anıdır. ''Bir harfi düşse ağır yaralanırdı sözcük'' çağrışımı; insanın kendini ifade yetisini kaybetmesinin, varoluşsal bir ölümle eşdeğer olduğunu gösterir. Elbette burada kastedilen fiziksel bir engel değil, ruhun ve anlamın harflerini yitirmesidir. Sözcükler yaralandığında, o sözcüklerin içine sığınan insan da ağır yaralar alır; çünkü dil yıkıldığında, varlığın sığınacağı o tek kale de çökmüş demektir.
“Sözcüklerde bir harfiz her birimiz.” Şair burada bireyin hem vazgeçilmezliğini hem de o ince kırılganlığını aynı anda hatırlatarak, her birimizin bir bütün içindeki hayati önemini vurgular. Bir harf tek başına bir anlam ifade etmiyor gibi görünse de, onun yokluğu koca bir sözcüğün anlamını sakatlar ve bütünü bozar. Şair, bir insanın ancak başkalarıyla bir araya geldiğinde ve büyük bir bütünün parçası olduğunda gerçek bir değer kazandığını hatırlatmak ister. Bu, sadece bireysel bir varoluş çabası değildir; insanın ancak diğer 'harflerle' yan yana gelerek ortak bir anlam, yani bir 'sözcük' oluşturabildiği o köklü ve sarsılmaz bağın ifadesidir.
Martin Heidegger’in "Dil, varlığın evidir" ontolojik tespiti; Jean-Paul Sartre’ın insanın özünü kendi eylem ve söylemleriyle inşa ettiğine dair varoluşçu tezi ve Albert Camus’nün evrenin sessizliği karşısında insanın anlam arayışını niteleyen "uyumsuz" (absürt) felsefesi, şiirin entelektüel zeminini tahkim eder. Şiirin son birimi, varoluşçu geleneğin en radikal uyarılarından birini örnekler: Sartre ve Camus’nün perspektifinden bakıldığında, bireyin kendi varlığını ancak dilsel ve eylemsel bir süreklilik içerisinde kurabildiği görülür. Dolayısıyla sözcükten, anlatıdan ve dilden kopuş; Birey için yalnızca toplumsal bir yabancılaşma değil; aynı zamanda kendi tarihsel sürekliliğini ve anlam dünyasını kökten yitirdiği varoluşsal bir yıkım niteliğindedir.
Nihayetinde Veysel Çolak; dilsel kopuşu varoluşsal bir bozgunla eşdeğer görerek, modern özneyi kendi anlam dünyasının harabeleri arasında sarsıcı bir yüzleşmeye davet eder. Şiir dilin sükûtu ve kelimelerin yaralanmasıyla başlayan bu süreç, birey için kaçınılmaz ve 'Hızlı Yalnızlaşma' ile mühürlenen bir yok oluşun ilanıdır.
KAHVERENGİNURİ SEZEN
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DMD'Lİ KEREM'İN UMUT ÇAĞRISI
KOCAGÖZ: "ORMANLARI KORUMAK, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






