- IMKB
% - Altın
6594.43
%-2.85 - Dolar
43.4845
%-0.01 - Euro
51.3862
%-0.44
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:08 - ADANA’DA DOLU YAĞIŞI ETKİLİ OLDU
- 16:56 - ALAKIR BARAJI'NDA DOLULUK YARIYA ULAŞTI
- 16:53 - KONTEYNERDE ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- 16:23 - KAHRAMANMARAŞ DEPREMİNİN YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
- 16:18 - ALANYA’DA TOZ TAŞINIMI VE SAĞANAK YAĞIŞ DENİZİN RENGİNİ DEĞİŞTİRDİ
- 16:13 - BAŞKAN ERAY ERDEM’DEN TURİZM VE TARIMDA ULUSLARARASI HAMLE
- 15:58 - ÜZERİNE KAYA DÜŞEN İŞÇİ ÖLDÜ
- 15:58 - ISPARTA’DA AV KORUMA DENETİMLERİNDE 3 AVCIYA İDARİ İŞLEM
- 15:53 - ISPARTA’DAKİ OKULLARDA İKİNCİ YARIYILIN İLK DERSİ BAYRAK SEVGİSİ OLDU
- 15:48 - SOBADAN ZEHİRLENEN BABA VE KIZI ÖLDÜ, 2 KİŞİ HASTANEDE TEDAVİYE ALINDI
- 15:28 - MERSİN’DE SİGARA KAÇAKÇILARINA OPERASYON: 4 TUTUKLAMA
- 15:08 - MERSİN’DE SELİN VURDUĞU KIRSAL MAHALLELERDE YARALAR SARILIYOR
- 15:03 - ANTALYA BİLİM MERKEZİ’NDE SÖMESTİR TATİLİNDE ÜRETİM ODAKLI BİLİM KAMPLARI YAPILDI
- 14:53 - DAVRAZ KAYAK MERKEZİ OLUMSUZ HAVA NEDENİYLE BUGÜNLÜĞÜNE KAPATILDI
- 14:38 - SAVRULAN TIR DORSESİ FACİAYA SEBEP OLUYORDU
NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


HIZLI YALNIZLAŞMA'NIN ONTOLOJİSİ
Hızlı Yalnızlaşma / VEYSEL ÇOLAK
Öfke diyen, isyan diyen sözcükleri düşündüm
bir de ihanet sözcüğünü.
Bir ünlem oldum hepsinin yanında.
Harflerin örgütüydü her sözcük
bazılarının sesi büyüktü, bazıları sessiz
her harf bir kapıydı, oradan girilirdi dünyaya
varlık sese dönüşürdü bir şey söylendiğinde
bir harfi düşse ağır yaralanırdı sözcük
ölürdü yaşamdaki anlamı.
Sözcüklerde bir harfiz her birimiz
bunu unutmamalı kimse
yoksa dönüp ardına baktığında
kendini bile göremez insan.
Dünya, Kaşıyaka 2026

Duygular yalnızca onları hissettiğimizde mi gerçektir, yoksa adlarını koyduğumuzda mı? Şair, “Öfke diyen, isyan diyen sözcükleri düşündüm / bir de ihanet sözcüğünü” derken bizi duyguların sıcak alanından çekip, kavramların soğuk ama berrak dünyasına davet eder. Ne var ki bu davet basit bir entelektüel alıştırma değildir; bastırılmış, zihinselleştirilmiş bir ruh hâlinin dışavurumudur.
Öfkeyi, isyanı ve ihaneti birer “düşünce” nesnesine dönüştürmesi, aslında onların yarattığı katlanılmaz acıyla arasına mesafe koyma çabasını ele verir. İnsan önce hisseder; fakat acı, sözcüklere dökülemeyecek kadar yoğunlaştığında, kendi içine kavramların o güvenli ama soğuk mesafesine çekilir. Toplumsal bağlarımız koptuğunda tutunduğumuz o son uçurum kenarları, kimi zaman tutunurken ellerimizi parçalayan sarp kayalıklara dönüşür.
“Bir ünlem oldum hepsinin yanında.” Şairin kendini bir ünlemle özdeşleştirmesi, ilk bakışta bir tepki gibi görünse de aslında derin bir trajediyi barındırır. Ünlem; konuşmaz, sadece haykırır. Bir cümle kurmaz; öznesi ve yüklemi yoktur. Bu yüzden ortada ne bir hikâye ne de bir süreklilik kalmıştır. Ünlem imgesi, aslında modern insanın yaşadığı büyük çelişkiyi simgeler; bireyi hızla derin bir yalnızlığa sürükleyen yolun hem başlangıcı hem de kabullenişidir.
''Her harf bir kapıydı, oradan girilirdi dünyaya / varlık sese dönüşürdü bir şey söylendiğinde.” Şair burada, Heidegger’in meşhur “Dil, varlığın evidir” düşüncesiyle sarsıcı bir bağ kurar. peki neden sarsıcı? Çünkü şairin dile yüklediği anlamın sadece bir "iletişim aracı" olmaktan çıkıp, doğrudan hayatta kalma meselesine dönüşmesidir. Şiirsel evrende dünya, ancak dil aracılığıyla inşa edilir; varlığın sese dönüşmesi ise insanın ancak "söz" alabildiği, kendini ifade edebildiği ölçüde bu dünyada gerçek bir yer işgal ettiğini söyler.
Bu bağlamda suskunluk; sanıldığı gibi bir erdem değil, aksine sessiz bir yok oluş riskidir. Harfin düşmesi ise tam bir kırılma anıdır. ''Bir harfi düşse ağır yaralanırdı sözcük'' çağrışımı; insanın kendini ifade yetisini kaybetmesinin, varoluşsal bir ölümle eşdeğer olduğunu gösterir. Elbette burada kastedilen fiziksel bir engel değil, ruhun ve anlamın harflerini yitirmesidir. Sözcükler yaralandığında, o sözcüklerin içine sığınan insan da ağır yaralar alır; çünkü dil yıkıldığında, varlığın sığınacağı o tek kale de çökmüş demektir.
“Sözcüklerde bir harfiz her birimiz.” Şair burada bireyin hem vazgeçilmezliğini hem de o ince kırılganlığını aynı anda hatırlatarak, her birimizin bir bütün içindeki hayati önemini vurgular. Bir harf tek başına bir anlam ifade etmiyor gibi görünse de, onun yokluğu koca bir sözcüğün anlamını sakatlar ve bütünü bozar. Şair, bir insanın ancak başkalarıyla bir araya geldiğinde ve büyük bir bütünün parçası olduğunda gerçek bir değer kazandığını hatırlatmak ister. Bu, sadece bireysel bir varoluş çabası değildir; insanın ancak diğer 'harflerle' yan yana gelerek ortak bir anlam, yani bir 'sözcük' oluşturabildiği o köklü ve sarsılmaz bağın ifadesidir.
Martin Heidegger’in "Dil, varlığın evidir" ontolojik tespiti; Jean-Paul Sartre’ın insanın özünü kendi eylem ve söylemleriyle inşa ettiğine dair varoluşçu tezi ve Albert Camus’nün evrenin sessizliği karşısında insanın anlam arayışını niteleyen "uyumsuz" (absürt) felsefesi, şiirin entelektüel zeminini tahkim eder. Şiirin son birimi, varoluşçu geleneğin en radikal uyarılarından birini örnekler: Sartre ve Camus’nün perspektifinden bakıldığında, bireyin kendi varlığını ancak dilsel ve eylemsel bir süreklilik içerisinde kurabildiği görülür. Dolayısıyla sözcükten, anlatıdan ve dilden kopuş; Birey için yalnızca toplumsal bir yabancılaşma değil; aynı zamanda kendi tarihsel sürekliliğini ve anlam dünyasını kökten yitirdiği varoluşsal bir yıkım niteliğindedir.
Nihayetinde Veysel Çolak; dilsel kopuşu varoluşsal bir bozgunla eşdeğer görerek, modern özneyi kendi anlam dünyasının harabeleri arasında sarsıcı bir yüzleşmeye davet eder. Şiir dilin sükûtu ve kelimelerin yaralanmasıyla başlayan bu süreç, birey için kaçınılmaz ve 'Hızlı Yalnızlaşma' ile mühürlenen bir yok oluşun ilanıdır.
U 19 İLE ANTALYASPORKAHRAMAN KÖKTÜRK
HIZLI YALNIZLAŞMA'NIN ONTOLOJİSİNİNA ŞAHİN
EMNİYET BÜNYESİNDE ÇEVRE POLİSİ ARTIK ZORUNLULUK HALİNE GELMİŞTİRCEM ARÜV
NEDİR BU ZORBALIKTAN ÇEKTİĞİMİZ! (1)YAVUZ ALİ SAKARYA
YERELDEN EVRENSELE YÖRÜK MÜZİĞİ VE ARPANATOLİA - 2HALİL ERDEM
KIVILCIMLI ÜZERİNDEN KURULAN YENİ BİR MİTOLOJİMUHARREM YELLİCE
SERİKSPOR VE SADIKOV!..VEDAT GÜRHAN
YOL YÜRÜYEREK YAPILIRBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BENDE SAKLI KALMASIN - 6OYA BOYSAN
YILDIZ SEÇEN YÖNETMEN HALDUN DORMEN (2)GAZANFER ERYÜKSEL
YILDIZLARA BAKARKEN DÜŞENLER: DOKTOR HİKMET KIVILCIMLIEŞREF URAL
ATATÜRK’ÜN DÜŞÜNEMEDİKLERİNURİ SEZEN
GENÇLİK NEDEN BU KADAR YALNIZ?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL VE KAVELYUNUS YAŞAR
KAFESTEKİ PANTER VE BİZŞÜKRAN KAYA
EMLAK VERGİLERİ CEP YAKACAKAV İBRAHİM GÜLLÜ
TÜRKİYE VE İSLÂM DÜNYASI'NDA DÜŞÜNEMEME SORUNUTARIK ÇELENK
TÜRKLER'İN YUNAN ADALARI TUTKUSU BİTİYOR MU?HÜSEYİN BARANER
BİR KADIN MESELESİ DEĞİL, BİR TOPLUM MESELESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
NE OLUYOR BİZE?SÜLEYMAN EKİN
İSLAMCI YAPILARIN BESLENDİĞİ PSİKOLOJİK ZEMİNALİ İHSAN DİLMEN
ANTALYA: MEDENİYETLERİN ZİRVESİNDEN, RANTIN ÇUKURUNA!DİLEK DEMİRKAN
KARNELERDE ATATÜRK VE İSTİKLÂL MARŞI YOK!PROF DR RAMAZAN DEMİR
SUÇLU ÇOCUK YOKTUR, SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK VARDIR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
RIZVANOĞLU: "EBER İÇİN ACİL VE BİLİMSEL EYLEM PLANI İSTİYORUZ"
VOLEYBOLUN GELECEĞİ ANTALYA'DA KONUŞULDU
BAŞKAN UYSAL TRABZON TANITIM GÜNLERİ'NDE
ERİŞKİNLERDE BU 6 AŞIYA DİKKAT!
ÖZTÜRK: "ANTALYA'NIN KAYBEDECEK ZAMANI YOK"
2026'DA TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI NASIL ŞEKİLLENECEK?
DERELERDE BİRİKEN ATIKLAR TEMİZLENİYOR
İKİ YIL SONRA TAZE FASÜLYE MUTLULUĞU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





