- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


HIZLI YALNIZLAŞMA'NIN ONTOLOJİSİ
Hızlı Yalnızlaşma / VEYSEL ÇOLAK
Öfke diyen, isyan diyen sözcükleri düşündüm
bir de ihanet sözcüğünü.
Bir ünlem oldum hepsinin yanında.
Harflerin örgütüydü her sözcük
bazılarının sesi büyüktü, bazıları sessiz
her harf bir kapıydı, oradan girilirdi dünyaya
varlık sese dönüşürdü bir şey söylendiğinde
bir harfi düşse ağır yaralanırdı sözcük
ölürdü yaşamdaki anlamı.
Sözcüklerde bir harfiz her birimiz
bunu unutmamalı kimse
yoksa dönüp ardına baktığında
kendini bile göremez insan.
Dünya, Kaşıyaka 2026

Duygular yalnızca onları hissettiğimizde mi gerçektir, yoksa adlarını koyduğumuzda mı? Şair, “Öfke diyen, isyan diyen sözcükleri düşündüm / bir de ihanet sözcüğünü” derken bizi duyguların sıcak alanından çekip, kavramların soğuk ama berrak dünyasına davet eder. Ne var ki bu davet basit bir entelektüel alıştırma değildir; bastırılmış, zihinselleştirilmiş bir ruh hâlinin dışavurumudur.
Öfkeyi, isyanı ve ihaneti birer “düşünce” nesnesine dönüştürmesi, aslında onların yarattığı katlanılmaz acıyla arasına mesafe koyma çabasını ele verir. İnsan önce hisseder; fakat acı, sözcüklere dökülemeyecek kadar yoğunlaştığında, kendi içine kavramların o güvenli ama soğuk mesafesine çekilir. Toplumsal bağlarımız koptuğunda tutunduğumuz o son uçurum kenarları, kimi zaman tutunurken ellerimizi parçalayan sarp kayalıklara dönüşür.
“Bir ünlem oldum hepsinin yanında.” Şairin kendini bir ünlemle özdeşleştirmesi, ilk bakışta bir tepki gibi görünse de aslında derin bir trajediyi barındırır. Ünlem; konuşmaz, sadece haykırır. Bir cümle kurmaz; öznesi ve yüklemi yoktur. Bu yüzden ortada ne bir hikâye ne de bir süreklilik kalmıştır. Ünlem imgesi, aslında modern insanın yaşadığı büyük çelişkiyi simgeler; bireyi hızla derin bir yalnızlığa sürükleyen yolun hem başlangıcı hem de kabullenişidir.
''Her harf bir kapıydı, oradan girilirdi dünyaya / varlık sese dönüşürdü bir şey söylendiğinde.” Şair burada, Heidegger’in meşhur “Dil, varlığın evidir” düşüncesiyle sarsıcı bir bağ kurar. peki neden sarsıcı? Çünkü şairin dile yüklediği anlamın sadece bir "iletişim aracı" olmaktan çıkıp, doğrudan hayatta kalma meselesine dönüşmesidir. Şiirsel evrende dünya, ancak dil aracılığıyla inşa edilir; varlığın sese dönüşmesi ise insanın ancak "söz" alabildiği, kendini ifade edebildiği ölçüde bu dünyada gerçek bir yer işgal ettiğini söyler.
Bu bağlamda suskunluk; sanıldığı gibi bir erdem değil, aksine sessiz bir yok oluş riskidir. Harfin düşmesi ise tam bir kırılma anıdır. ''Bir harfi düşse ağır yaralanırdı sözcük'' çağrışımı; insanın kendini ifade yetisini kaybetmesinin, varoluşsal bir ölümle eşdeğer olduğunu gösterir. Elbette burada kastedilen fiziksel bir engel değil, ruhun ve anlamın harflerini yitirmesidir. Sözcükler yaralandığında, o sözcüklerin içine sığınan insan da ağır yaralar alır; çünkü dil yıkıldığında, varlığın sığınacağı o tek kale de çökmüş demektir.
“Sözcüklerde bir harfiz her birimiz.” Şair burada bireyin hem vazgeçilmezliğini hem de o ince kırılganlığını aynı anda hatırlatarak, her birimizin bir bütün içindeki hayati önemini vurgular. Bir harf tek başına bir anlam ifade etmiyor gibi görünse de, onun yokluğu koca bir sözcüğün anlamını sakatlar ve bütünü bozar. Şair, bir insanın ancak başkalarıyla bir araya geldiğinde ve büyük bir bütünün parçası olduğunda gerçek bir değer kazandığını hatırlatmak ister. Bu, sadece bireysel bir varoluş çabası değildir; insanın ancak diğer 'harflerle' yan yana gelerek ortak bir anlam, yani bir 'sözcük' oluşturabildiği o köklü ve sarsılmaz bağın ifadesidir.
Martin Heidegger’in "Dil, varlığın evidir" ontolojik tespiti; Jean-Paul Sartre’ın insanın özünü kendi eylem ve söylemleriyle inşa ettiğine dair varoluşçu tezi ve Albert Camus’nün evrenin sessizliği karşısında insanın anlam arayışını niteleyen "uyumsuz" (absürt) felsefesi, şiirin entelektüel zeminini tahkim eder. Şiirin son birimi, varoluşçu geleneğin en radikal uyarılarından birini örnekler: Sartre ve Camus’nün perspektifinden bakıldığında, bireyin kendi varlığını ancak dilsel ve eylemsel bir süreklilik içerisinde kurabildiği görülür. Dolayısıyla sözcükten, anlatıdan ve dilden kopuş; Birey için yalnızca toplumsal bir yabancılaşma değil; aynı zamanda kendi tarihsel sürekliliğini ve anlam dünyasını kökten yitirdiği varoluşsal bir yıkım niteliğindedir.
Nihayetinde Veysel Çolak; dilsel kopuşu varoluşsal bir bozgunla eşdeğer görerek, modern özneyi kendi anlam dünyasının harabeleri arasında sarsıcı bir yüzleşmeye davet eder. Şiir dilin sükûtu ve kelimelerin yaralanmasıyla başlayan bu süreç, birey için kaçınılmaz ve 'Hızlı Yalnızlaşma' ile mühürlenen bir yok oluşun ilanıdır.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





