- IMKB
% - Altın
7134.94
%0 - Dolar
44.1623
%0 - Euro
50.4857
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:33 - SOBADAN SIÇRAYAN KIVILCIMLAR EVİ VE ÇADIRI ALEVLERE TESLİM ETTİ
- 13:23 - SARIÇAM’DA 1 MİLYON 200 BİN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTURULDU
- 13:13 - AESOB BAŞKANI ADLIHAN DERE: "BAYRAM SEVİNCİMİZİ ESNAFIMIZLA BÜYÜTELİM"
- 12:58 - SENTETİK HAPLARLA YAKALANAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 12:53 - TARSUS’TA AHIRA YILDIRIM DÜŞTÜ: 5 KÜÇÜKBAŞ HAYVAN TELEF OLDU
- 12:33 - ANTALYA’DA BAHAR HAZIRLIĞI: 4 MİLYON ÇİÇEK TOPRAKLA BULUŞUYOR
- 12:18 - BAYRAM ÖNCESİ BERBER ESNAFININ YOĞUNLUĞU BAŞLADI
- 11:23 - MERSİN’DE ÇOCUKLARA EŞİT GELECEK İÇİN GÜÇLÜ DESTEK
- 11:03 - MURATPAŞA BELEDİYESİ’NDEN ÖZEL BİREYLERE AFET FARKINDALIK EĞİTİMİ
- 11:03 - KEPEZ BELEDİYE BAŞKANI KOCAGÖZ’DEN ŞEHİT ANNESİNE ZİYARET
- 10:43 - İŞ YERİNDEN FIRLAYAN 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN ÖLÜMDEN DÖNDÜĞÜ KAZA ANLARI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
- 10:18 - BALIKÇILARIN KABUSU OLDULAR : ATTIKLARI AĞLARA YÜZLERCE DEV DENİZANASI TAKILDI
- 10:03 - OTOMOBİLLE ÇARPIŞAN MOTOSİKLETTEKİ 2 KİŞİNİN YERE SAVRULDUĞU ANLAR KAMERADA
- 09:58 - ADANA’DA BAYRAMDA YAĞMUR VE SERİN HAVA ETKİLİ OLACAK
- 09:58 - DEPREMİN ARDINDAN İNŞA EDİLEN 123. CAMİ İBADETE AÇILDI

MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


EKSİK OKUNAN BİR SÜREKLİLİK: CUMHURİYET VE TÜRK KİMLİĞİ
Cumhuriyet’in kimlik politikalarını yalnızca “kopuş” ve “dayatma” kavramlarıyla açıklayan yaklaşımlar, Türk adının tarihsel sürekliliğini, Osmanlı’dan devralınan fikrî mirası ve modern devletin kurucu zorunluluklarını yeterince hesaba katmamaktadır. Bu yazı, erken Cumhuriyet uygulamalarını tarihsel derinlik içinde yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Tarık Çelenk’in Sonhaber Gazetesinde yayımlanan yazısı, modern devletlerin geleneği yeniden kurduğu yönündeki yerinde bir tespitten hareketle Cumhuriyet’in erken dönem uygulamalarını sert ve yukarıdan aşağıya yürütülen bir kimlik mühendisliği olarak değerlendirmektedir. Ancak bu yaklaşım, Türk kimliğinin Cumhuriyet’ten önceki uzun tarihsel seyrini, Osmanlı entelektüel dünyasında gelişen milliyetçilik düşüncesini ve yeni kurulan bir devletin kaçınılmaz merkezîleşme reflekslerini göz ardı etmektedir. Devletlerin gelenekleri seçerek yeniden üretmesi olağandır; fakat bu durum her yeniden inşanın köksüz olduğu anlamına gelmez. Cumhuriyet’i neredeyse sıfırdan bir kimlik icadı gibi sunmak, Türk adının ve siyasal aidiyetinin bin yılı aşan sürekliliğini arka plana itmektedir.
Türk adı, yalnızca 20. yüzyılın siyasal dili içinde ortaya çıkmış bir kavram değildir. Orhun Yazıtları’nda devlet adı olarak geçen “Türk”, erken dönemlerden itibaren siyasî ve askerî bir birlik fikrini temsil eder. Alp Er Tunga, Mete ve Bilge Kağan gibi figürler etrafında şekillenen hâkimiyet anlayışı; ortak dil ve töre vurgusu, güçlü bir tarihsel kimlik bilincine işaret eder. İslâmî dönemde de bu süreklilik kopmaz. Karahanlılardan Osmanlı’ya uzanan hatta Türk adı kimi zaman çok uluslu bir imparatorluk yapısı içinde üstü örtülü kalsa da askerî teşkilat, destan geleneği ve dil düzeyinde yaşamaya devam etmiştir. Tanzimat’la belirginleşen ilmî Türkçülük çalışmaları, Ahmet Vefik Paşa’nın Kamus-u Türkî’si, Namık Kemal ve Şinasi çevresinde gelişen vatan fikri; Mehmet Emin Yurdakul, Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp’le birlikte Cumhuriyet’e miras kalan düşünsel altyapıyı oluşturmuştur. Cumhuriyet bu nedenle boş bir sayfaya yazı yazmamış; mevcut tarihsel hafızayı ulus-devlet formuna dönüştürmüştür.
Ey Türk düşün ve Kendine Dön çağrısına uymadır Cumhuriyet.
Çelenk’in metninde alfabe değişimi, tarih anlatısının yeniden kurgulanması ve laikleşme adımları ani bir kırılma olarak sunulmaktadır. Oysa Avrupa’daki ulus-devletlerin kuruluş süreçlerine bakıldığında eğitim seferberliği, ortak dil yaratımı ve merkezî sembollerin modernleşmenin evrensel araçları olduğu görülür. İncil’in Latinceden millî dillere çevrilmesiyle başlayan Avrupa modernleşmesi Jan Hus’un yakılmasıyla, Luther’in reformuyla sürmüştür. Cumhuriyet bu uzun tarihsel süreçleri kısa bir zaman dilimine sığdırarak gerçekleştirmiştir. Erken dönem reformlarını yalnızca ideolojik bir kazıma faaliyeti olarak değil, imparatorluk bakiyesinden çağdaş bir siyasal topluluk üretme çabası olarak değerlendirmek gerekir.
Cumhuriyet’in marşlar, törenler ve yurttaşlık ritüelleri üzerinden ortak bir siyasal kültür yaratmaya çalıştığı doğrudur; ancak bu çabayı salt baskı aracı olarak okumak indirgemeci olur. Resmî ritüeller, yeni bir topluluk tahayyülünün pedagojik unsurlarıdır. Tartışmalar yaratmaları mümkündür; fakat ortak kimlik başka türlü inşa edilemez. Türk tarihi bilinmeyen zamanlardan bugüne uzanan bir sürekliliğin ürünüdür. Atatürk’ün Türk’e dair sözleri hamasi sloganlar değil, tarihsel bir özgüven inşasının parçasıdır. Gökalp’in kültür merkezli Türklük anlayışı da Cumhuriyet’te dil, folklor ve tarih çalışmalarıyla kurumsallaştırılmıştır.
Makalenin en tartışmalı bölümü, bugünkü Kürt meselesinin doğrudan erken Cumhuriyet’in kimlik politikalarına bağlamasıdır. Oysa bu sorun sınırların çizilmesi, bölgesel eşitsizlikler, jeopolitik baskılar, Soğuk Savaş dengeleri ve güvenlik politikaları ,emperyalist oluşumlar gibi pek çok unsurun birleşiminden oluşmaktadır. Tek başına kimlik inşasını bütün bu karmaşık sürecin ana nedeni gibi sunmak, tarihsel gerçekliği basitleştirmektir.
Tarık Çelenk’in yazısı modernleşmenin kimlik boyutunu tartışmaya açması bakımından kıymetlidir; ancak Cumhuriyet’i yalnızca kopuş ve dayatma kavramlarıyla açıklamak, Türk kimliğinin Orta Asya’dan Osmanlı’ya ve modern Türkiye’ye uzanan uzun süreli devamlılığını görünmez kılmaktadır. Cumhuriyet Türkçülüğü icat etmemiş, tarih boyunca oluşmuş siyasal ve kültürel mirası çağdaş devlet yapısı içinde yeniden tanımlamıştır. Bugünün kimlik tartışmaları da yalnızca 1930’ların politikalarına indirgenemeyecek kadar geniş bir tarihsel ve toplumsal arka plana sahiptir. Bu nedenle geleceği tartışırken kopuş anlatıları kadar süreklilik damarını da hesaba katan daha dengeli bir tarih okumasına ihtiyaç vardır.
Cumhuriyet’i yalnızca bir kopuş projesi olarak değil, Orta Asya’dan Osmanlı’ya uzanan tarihsel mirası modern devlet çerçevesinde yeniden yorumlayan uzun soluklu bir süreklilik hamlesi olarak okumak, bugünkü kimlik tartışmalarını da daha sağlıklı bir zemine taşıyacaktır.
YÜREĞİN HAFIZASIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?TARIK ÇELENK
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMIŞIK YARGIN
SON SAHURLARŞENER METE
SANA BİR MEKTUP YAZDIMYUNUS YAŞAR
MEKANIN CENNET OLSUN / İLBER ORTAYLI'NIN ANISINA...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR TATLI UYKU SONRASI HÜZÜNŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ÜNİVERSİTELER KAPATILMALIDIR!CEM ARÜV
ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ, DİNİ PROPAGANDA MI?MUHARREM YELLİCE
BİR RESSAM POTRESİ: CEMALETTİN TİMURHALİL ERDEM
PAZARIN ÇATISINDA NE VAR?VEDAT GÜRHAN
DOĞRUYU BİLİP YANLIŞI SEÇMEKNİNA ŞAHİN
GÖNÜLLÜ SADELİKAHMET İLBARS
KADIN OLMANIN SESSİZ HİKAYESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYASPOR YAYIN GELİR PAYI ARTAR MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA EDEBİYATÇILARHAKAN ERCAN
SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUPHASAN YAKUP CANGÜVEN
ARKA PLAN OKUMALARIGAZANFER ERYÜKSEL
MOBİLİTE ÇAĞINDA KİTLE TURİZMİNİZAMETTİN ŞEN
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜOYA BOYSAN
KADINLARIN GÜNÜ MÜ, KADINLARIN MÜCADELESİ Mİ?ERDOĞAN KAHYA
TÜRKLERDE İSLAM KÜLTÜRÜNURİ SEZEN
BİR KÜTÜPHANE NEDEN KAPALI TUTULUR Kİ?GÜRSEL KAYA
FATMA NUR ÇELİK KIZIMIZ (TAZİYEMİZ VAR)PROF DR RAMAZAN DEMİR
KOLON KANSERİNDE YAŞ SINIRI GİDEREK DÜŞÜYOR
KEMER, DÜNYA SUP ŞAMPİYONASI TAKVİMİNE GİRDİ
CAN SUYU PROJESİ İLE 10 TON SU ÜCRETSİZ
KILIÇ: "EMEKLİYE BAYRAMDA EN AZ BİR MAAŞ İKRAMİYE VERİLMELİ"
'GRİ BOŞANMA' YÜZDE 56 ARTTI
ERCAN YAVAŞ: "KADINLAR OLMASAYDI, DÜNYA KARANLIK OLURDU"
BİRİ OTİZMLİ 2 ÇOCUĞUYLA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR
ÖZDAĞ: "HERKESİN YASALAR ÖNÜNDE EŞİT OLDUĞU BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ"
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





