- IMKB
% - Altın
6495.18
%2.16 - Dolar
44.3489
%0 - Euro
51.3612
%-0.34
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:28 - SULARIN YÜKSELDİĞİ EVİNDE MAHSUR KALAN FELÇLİ ADAMIN YARDIMINA KIZILAY EKİPLERİ YETİŞTİ
- 01:18 - HATAY’DA UYUŞTURUCU SATICILARIN YÖNELİK OPERASYON; 4 GÖZALTI
- 23:43 - OTOMOBİL KANALA UÇTU, FACİA UCUZ ATLATILDI
- 23:23 - UZAKLAŞTIRMA KARARINI KALDIRTTIĞI KOCASI TARAFINDAN BIÇAKLANAN KADIN AĞIR YARALANDI
- 23:08 - "POLİSİZ" DİYEREK EVE GİREN ŞÜPHELİLER ANNE İLE OĞLUNU VURDU
- 22:08 - CEP TELEFONU ELİNDEN ALININCA EVDEN KAÇAN 13 YAŞINDAKİ KIZ ARANIYOR
- 20:03 - ADANA’DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 2 TUTUKLAMA
- 20:03 - ÖZBEK: "HER KRİZ AYNI ZAMANDA FIRSATLAR BARINDIRIR
- 19:36 - KUNDAKLAMADA 3 TUTUKLAMA
- 18:58 - ABBO'DAN SEZEN AKSU ŞARKILARI
- 18:41 - ASBAŞ YÖNETİMİNDE DEĞİŞİM
- 18:23 - HATAY’DA DOLU VE SAĞANAK YAĞIŞ SONRASI SEL MEYDANA GELDİ
- 18:15 - KORKUTELİ'DE YETENEK TARAMASI
- 17:55 - TRAFİK KAZASI SAYISI 2 AYDA 100 BİNİ AŞTI
- 17:48 - TARSUS’TA TOPRAKSIZ TARIMDA İLK ÇİLEK HASADI YAPILDI

MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


KÜRTÇÜLÜK MESELESİ; EMPERYALİZM VE TÜRKİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜ
“Devletleri yalnız ordular değil, fikirler ve kimlik tasarımları da hedef alır.”
Kürtçülük meselesi, yalnızca etnik bir aidiyet tartışması değildir. Bu mesele, Osmanlı Devleti’nin son döneminden Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına ve günümüz Türkiye’sine kadar uzanan çizgide; emperyalist müdahaleler, sınır siyaseti, aşiret düzeni, yerel notabillik, vatandaşlık hukuku ve millî bütünlük meseleleriyle iç içe geçmiş tarihî ve siyasî bir sorundur. I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı coğrafyasının paylaşımı sırasında “Kürdistan” fikrinin uluslararası diplomasi metinlerine girmesi, Sevr’de buna yer verilmesi ve Musul meselesinin daha sonra ayrı bir uluslararası uyuşmazlık başlığı hâline gelmesi, konunun yalnız yerel değil, aynı zamanda dış müdahalelere açık bir alan olduğunu göstermektedir.[1][2]
Bu sebeple Kürtçülük meselesini yalnız bugünün güvenlik tartışmalarına indirgemek eksik olur. Modern Kürt siyasî hareketliliğinin, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde belirginleştiği; bu hareketliliğin aşiret yapıları, tarikat çevreleri, yerel eşraf ve dış müdahalelerle birlikte şekillendiği, modern araştırmalarda da vurgulanmaktadır.[3][4] Hakan Özoğlu, geç Osmanlı döneminde Kürt milliyetçiliğinin bugünkü anlamda yekpare bir halk hareketinden çok, belirli seçkin çevreler ve notabiller etrafında geliştiğini belirtir.[4] Robert Olson ise 1880-1925 arasındaki dönemi, modern Kürt milliyetçiliğinin şekillenmesinde temel bir kırılma sahası olarak ele alır.[3]
Türkiye’de bu mesele çoğu zaman iki uçta ele alınmaktadır: ya tarihî ve sosyolojik arka planı zayıf romantik bir etnik anlatı kurulmakta ya da bölgenin iç yapısındaki çoğulluk göz ardı edilerek yüzeysel siyasal sonuçlara gidilmektedir. Oysa Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun toplumsal dokusu yalnız etnik ayrımlarla açıklanamaz. Aşiret ilişkileri, mezhep farkları, tarikat çevreleri, yerel rekabetler, devletle kurulan tarihî bağlar ve dış müdahaleler bu yapının ayrılmaz parçalarıdır. Martin van Bruinessen’in ağa, şeyh ve devlet ilişkilerine dayanan çözümlemesi, bölgedeki sosyal yapının yalnız “Türk-Kürt” ikiliğine indirgenemeyeceğini açık biçimde ortaya koymaktadır.[5]
Yerli literatürde ise meseleye farklı bir açıdan yaklaşan önemli isimler vardır. Mehmet Eröz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki etnik ve toplumsal yapıları tarihî karışmalar, aşiret ilişkileri ve Türkmenleşme-Kürtleşme süreçleri içinde değerlendirmiş; kimliklerin sanıldığı kadar sabit ve yekpare olmadığını ileri sürmüştür.[6] M. Fahrettin Kırzıoğlu da “Her Bakımdan Türk Olan Kürtler” ve “Kürtlerin Türklüğü” gibi eserlerinde, Kürt topluluklarının önemli bir kısmını Oğuz-Türkmen tarihî çevresi içinde yorumlayan bir yaklaşım geliştirmiştir.[7][8] Elbette bu iki ismin bütün hükümleri tartışmasız değildir; ancak işaret ettikleri temel nokta önemlidir: Doğu Anadolu ve çevresindeki toplulukları, tarihten kopuk ve birbirine bütünüyle yabancı yekpare bloklar gibi okumak ilmî bakımdan da siyasî bakımdan da yetersizdir.
Bu çerçevede bugün “Türkiyelilik”, “ikinci dil” ya da etnik üst kimlikler etrafında yürütülen tartışmaların da yalnız güncel siyasetin ürünü olmadığı görülür. Tanzimat’tan bu yana Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük, ümmet ve vatandaşlık gibi kavramlar etrafında süren kimlik tartışmaları, farklı adlarla bugün de devam etmektedir. Kemal H. Karpat’ın gösterdiği gibi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan modernleşme süreci yalnız idarî kurumları değil, kimlik tariflerini de dönüştürmüştür.[9] Dolayısıyla bugünkü etnik ayrışma dili, yalnız güncel siyasetin değil, daha uzun bir tarihî kimlik bunalımının çağdaş görünümüdür.
Ancak bu tarihî arka planın en kritik unsurlarından biri emperyalist müdahaledir. I. Dünya Savaşı sonrasında büyük güçler, Osmanlı coğrafyasını yeniden düzenlerken “self-determinasyon” ilkesini çoğu zaman evrensel bir hak olarak değil, kendi jeopolitik stratejilerinin bir unsuru olarak kullanmışlardır.[1][2] Musul meselesi bunun en açık örneklerinden biridir. İngiltere açısından Musul yalnızca bir sınır hattı değil, aynı zamanda nüfuz, enerji ve bölgesel denetim meselesiydi.[2] Bu sebeple Anadolu’nun doğusu ve güneydoğusu üzerindeki her kimlik tartışması, aynı zamanda büyük güçlerin müdahale alanı hâline gelmiştir.
Kurtuluş Savaşı yıllarında da mesele yalnız işgal kuvvetlerine karşı cephe savaşı vermekten ibaret değildi. Yeni Türk devleti bir yandan Anadolu’daki açık işgale karşı mücadele ederken, öte yandan doğu ve güney sınır kuşağında şekillendirilmeye çalışılan ayrılıkçı projelerle de uğraşmıştır. Musul ve Kerkük’ün statüsü, İngiltere’nin bölgedeki siyaseti ve aşiretler üzerinden yürütülen temaslar, Millî Mücadele’nin yalnız dışarıdan gelen ordulara karşı değil, içeriden çözülmesi umulan fay hatları üzerinden de baskılandığını göstermektedir.[1][2][10]
Şeyh Said İsyanı da bu geniş bağlam içinde okunmalıdır. Bu hadise yalnız dinî ya da yalnız etnik bir olay olarak açıklanamaz. Geç Osmanlı’dan devralınan aşiret düzeni, dinî önderlikler, merkezîleşme süreci, yeni Cumhuriyet’in inşa mantığı ve dış etkiler birlikte düşünüldüğünde, olayın çok katmanlı yapısı daha iyi anlaşılır. Olson’un çalışması, bu isyanın modern Kürt milliyetçiliği bakımından nasıl yorumlandığını gösterirken; van Bruinessen ve Özoğlu’nun çerçevesi de bölgedeki yapının parçalı niteliğine dikkat çeker.[3][4][5]
David McDowall’ın modern Kürt tarihine dair çalışması da Kürt hareketinin tarih boyunca tek çizgili bir gelişim göstermediğini ortaya koymaktadır.[11] Farklı coğrafyalarda yaşayan Kürt toplulukları, farklı devlet düzenleri, farklı ekonomik şartlar ve farklı ideolojik yönelimler içinde şekillenmiştir.[11] Bu da “Kürt meselesi” diye sunulan başlığın, tek parça bir tarihî kader değil; değişik zamanlarda ve değişik siyasî baskılar altında farklı biçimlere bürünen çok katmanlı bir süreç olduğunu düşündürmektedir.
Buradan hareketle şu tespit yapılabilir: Türkiye’de bugün yürütülen ayrılıkçı ya da etnik temelli siyasetin önemli bir bölümü, tarihî ve sosyolojik gerçeklikten çok modern ideolojik yönlendirmeler ve dış destekli jeopolitik projeler içinde anlam kazanmaktadır. Elbette bölgede Kurmanç, Zaza, Soran gibi farklı dil ve lehçe toplulukları; farklı tarihî tecrübeler, yerel aidiyetler ve toplumsal hafızalar vardır. Ancak bu farklılıkları tek ve zorunlu bir siyasî ayrılıkçılık çizgisi altında toplamak, tarihî zaruretten çok modern siyasal inşa faaliyetidir. Eröz ve Kırzıoğlu’nun yerli literatürde ileri sürdükleri tezler de tam bu noktada devreye girmekte; bölgedeki etnik oluşumların tarih boyunca Türk kültür çevresiyle iç içe geliştiğini savunmaktadır.[6][7][8]
Cumhuriyet’in temel yaklaşımı ise bu çeşitliliği ortak vatandaşlık ilkesi içinde toplamaktır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, etnik ayrışmayı değil, hukukî eşitliği ve siyasî birlik fikrini esas alır. Bu nedenle mesele, etnik ve kültürel farklılıkların varlığını inkâr etmek değil; bu farklılıkları dış müdahalelerin malzemesi hâline getiren siyasî projelere karşı ortak devlet ve ortak gelecek fikrini korumaktır. Stanford J. Shaw ve Ezel Kural Shaw’un geç Osmanlı’dan modern Türkiye’ye uzanan tarih anlatısı da, sınır siyaseti, dış baskı ve iç çözülmenin aynı tarihî zincirin halkaları olduğunu göstermektedir.[10]
Kürtçülük meselesi, ne bütünüyle inkâr edilerek anlaşılabilir ne de romantik ve siyasî sloganlarla açıklanabilir. Bu mesele; aşiret, şeyhlik, yerel notabillik, merkezî devlet, dış müdahale, sınır siyaseti ve modern ideolojik inşa süreçleri birlikte değerlendirilmeden sağlıklı biçimde kavranamaz. Türkiye’nin ihtiyacı, tarihî ve kültürel farklılıkları emperyalist projelerin hizmetine açan bir ayrışma siyaseti değil; ortak vatandaşlığı, tarih şuurunu ve millî bütünlük fikrini güçlendiren bir devlet ve toplum anlayışıdır. Ayrılıkçı ideolojiler çoğu zaman dış müdahalenin dilini içeriden tekrarlar; oysa Türkiye’nin tarihî tecrübesi, ancak ortak kader duygusuyla ayakta kalabildiğini defalarca göstermiştir.
Kaynakça
[1] Encyclopaedia Britannica. Kurdistan.
[2] Shaw, Stanford J. - Shaw, Ezel Kural. History of the Ottoman Empire and Modern Turkey. Cilt II. Cambridge University Press, 1977.
[3] Olson, Robert. Kürt Milliyetçiliğinin Ortaya Çıkışı ve Şeyh Said İsyanı 1880-1925.
[4] Özoğlu, Hakan. Osmanlı Devleti ve Kürt Milliyetçiliği. İstanbul: Kitap Yayınevi, 2005.
[5] van Bruinessen, Martin. Ağa, Şeyh, Devlet. Çev. Banu Yalkut. İstanbul: İletişim Yayınları.
[6] Eröz, Mehmet. “Kürtlerin Menşei ve Türkmenlerin Kürtleşmesi.” Sosyoloji Dergisi, 28 (2011), s. 105-120.
[7] Kırzıoğlu, M. Fahrettin. Her Bakımdan Türk Olan Kürtler. Ankara, 1964.
[8] Kırzıoğlu, M. Fahrettin. Kürtlerin Türklüğü. Ankara, 1968; 2. bs. İstanbul, 1995.
[9] Karpat, Kemal H. Osmanlı’dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji. İstanbul: Timaş Yayınları, 2009.
[10] Shaw, Stanford J. - Shaw, Ezel Kural. History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, Cilt II: Reform, Revolution, and Republic: The Rise of Modern Turkey, 1808-1975.
[11] McDowall, David. Modern Kürt Tarihi. İstanbul: Aryen Yayınları, 2024.
KÜRTÇÜLÜK MESELESİ; EMPERYALİZM VE TÜRKİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜMUHARREM YELLİCE
DİL POLİTİKALARI (KARAHANLI DÖNEMİ)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
SANİYE CARAN BAŞKAN!..VEDAT GÜRHAN
İNSAN ÖZGÜRLÜĞE MAHKUMDURAHMET İLBARS
PENTÜRÜN EŞKIYASI İBRAHİM ÇİFTÇİOĞLUGAZANFER ERYÜKSEL
GÖKYÜZÜNDEN DÜŞEN SORU İŞARETLERİSÜLEYMAN EKİN
M. ÂKİF ERSOY’UN FİKİR DÜNYASI VE MİLLÎ BİLİNÇPROF DR RAMAZAN DEMİR
İLBER ORTAYLI’NIN ARDINDANTARIK ÇELENK
KİMSE ZAMANA, BAHARA VE BAYRAMLARA KIZMASINHASAN YAKUP CANGÜVEN
AYAKKABILARIN ANLATACAKLARI VARBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BİREY VERİ DEĞİL, AMAÇTIRIŞIK YARGIN
ANTALYA'NIN GÖRÜNMEYEN SORUNU: KENT ESTETİĞİ VE GÖRSEL KİRLİLİKCEM ARÜV
DUBAİ ÇIKOLATASINA NE OLDU?NİZAMETTİN ŞEN
NE MUTLU ŞİİR YAZANA, NE MUTLU ŞİİR SEVENEYUNUS YAŞAR
YÜKSEK ÖĞRETİMAHMET GEDİKAĞAOĞLU
BAYRAM VE EKSİLENLERMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
1 PUAN İYİ OLDUKAHRAMAN KÖKTÜRK
ADALET MÜLKÜN DEĞİL, TOPLUM DÜZENİNİN TEMELİDİR-1PROF DR SAMİ SELÇUK
RESİMDE KONUNURİ SEZEN
MODERN İNSANIN VİCDAN EŞİĞİNİNA ŞAHİN
ÇANAKKALE GÜNLÜĞÜŞENER METE
TÜKETİCİ HUKUKU KAPSAMINDA UYGULANAN İDARİ PARA CEZALARIAV CÜNEYT KARASU
GELDİLER, GÖRDÜLER, TATTILAR, GERİSİN GERİ GİTTİLERAV İBRAHİM GÜLLÜ
VATAN MİLLET SEVGİSİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
ASBAŞ YÖNETİMİNDE DEĞİŞİM
ŞEKERİN VÜCUDA BU 6 ZARARINI BİR BİLSENİZ!
TATİLE GELDİĞİ ANTALYA'DA KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİ
ANTALYA'DA KONUT PROJESİ MAĞDURİYETİ
BAYRAM ÖNCESİ MEZARLARA 'GÖRÜNTÜLÜ ZİYARET'
ANTEP FISTIKLI BAKLAVADA 'BEZELYE' HİLESİ
PROBİYOTİK ZENGİNİ BESLENME BEYNE İYİ GELİYOR
'AŞK İKSİRİ' YENİDEN SAHNEDE
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- SULARIN YÜKSELDİĞİ EVİNDE MAHSUR KALAN FELÇLİ ADAMIN YARDIMINA KIZILAY EKİPLERİ YETİŞTİ
- HATAY’DA UYUŞTURUCU SATICILARIN YÖNELİK OPERASYON; 4 GÖZALTI
- SAVCI, EŞİNİ DARBETTİĞİ ÖNE SÜRÜLEN SANIĞA 20 YILA KADAR HAPİS İSTEDİ
- ATB MART AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI
- MUHİTTİN BÖCEK'İN 2 ŞOFÖRÜ İBB SORUŞTURMASI KAPSAMINDA GÖZALTINDA
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
