Bugün 01 Şubat 2026 Pazar
  • Antalya16 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6786.65
    %0
  • Dolar
    43.4792
    %0
  • Euro
    51.5667
    %0

ALİ YILDIZ / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ YILDIZ / KONUK YAZAR

MUHARREM YELLİCE’NİN YUNUS’U ve YUNUS’UN KARINCASI

01 Şubat 2026 Pazar 15:21

 

M. Yellice yakınlardaki paylaşımında insanlık iki koldan ilerlemiştir, biri akıl yolu, diğeri gönül yolu diyor.  Karıncanın yaşama hakkı veya en ilgisiz olduğumuz insan dışı varlıkların(hepsine birden mahlûkat diyelim) bile korunması onların yaşam hakkına saygı açısından Yunus Emre tavrını Karıncanın Hukuku olarak tanımlamak şık ve doğru olmuş. Gönül yoluna örnek olarak Yunus Emre’yi verirken onun karınca incitmeyen tavır ve hukuk anlayışını gösteriyor.
Ancak Yellice’nin vurgularından da belli ettiği gibi daha da tehlikeli olan 20. Yüzyıl gelişmelerindeki insaniyet savunucusu örnekleri uymuş mu onda kuşkuluyum.
Yirminci Yüzyılda da buna benzer bazı çağrıları ve eylemleri olan B.Russel ve Einstein örneklerinin aynı amaca matuf olduğunu söylüyor.
Burada tam bir benzerlik var mı bilmiyorum. Çünkü İngiltere de nüfuzlu ve bürokrat ve liberal  bir ailenin bireyi olan doğan Russel dinlerin insanları savaştırdığı ve ölüme sebep olduğu tezinden hareketle, fikirlerini dinsizliğini bir avantaj olarak kullanıp  yaymaya çalışıyordu. (Bunun tersini iddia etmek de mümkündür. Dinler bazı toplumları birleştirmiş ve kardeş kılmıştır diyenler de var).
 Bu uzun tartışmaya girmiyoruz.  
Nüfuzlu, bürokrat ve liberal kişilik bu şöhreti kazanıncaya kadar kimbilir kaç insanın hayatı ile oynadı kaç bin karıncanın yuvasını bozdu ilah..Ayrıca Milliyetçiliğin aşağılanması ve düşmanlaştırılması sanki liberallere doğuştan verilmiş bir görev. Aynı kanaatte değilim tabii..

Bazı asal madenlerin özelliklerinin yalnız kendilerinde olması gibi Yunus’un benzeri yoktur. Yunus’un feryadı ancak kendi irfan dünyasından çıkmıştır. Çünkü “Yunus’a göre her zerre bütünden bir parçadır ve birine yapılan haksızlık bütüne yapılmıştır.” Yellice’nin bu isabetli cümlesi esasen Yunus’un içine doğduğu kadim Türk Kök Tengri inancının da ilk basamağıdır. Kainatta var olan her şeyin bir canı vardır, tanrı kendi ruhundan üflemiştir.
Şöyle ki Yunus bozkırın bir mezrasında doğarken fakir, yaşarken yoksul, ölürken garip olduğu halde Russel ve Einstein için aynı şeyleri söylemeyiz. Sözün sahiplerinin cevheri aslisine bakmak da gerekmez mi? Burjuva çocuğu Marks’ın İşçi Sınıfına manifesto yazıp haydi isyan edin demesi gibi.
 Buradan nereye varacağım? 
Dolayısı ile mücadele veya fikri serüvenin referans noktası da sağlam olmalı.
Anadolu’da 13-14. Asırlardaki Moğol İstilası ile çağımızın Atom bombası aynı imha karakterli midir? Birisi egemenlik için kitleler halinde insan öldürmekle beraber ruhları öldürememiş olduğu için istilacı yok olup giderken insanlık ruhu yeni bir varoluş çizgisi tutturabilmiştir.
20.Yüzyıl zalimleri bize böyle bir şans bırakıyorlar mı ona bakmak lazım.
Atom ve Nükleer güç ise toprağı zehirlemek dahil onun üzerinde varolan bütün mikro ve makro organizmaları yok eden ve yarattığı anlık ve istikbale dönük tahribat ile dünyayı gerçek bir cehenneme çeviren bir sonuç üretmişti.
Aralarında yedi yüzyıl olan Bu iki ayrı çağ örneklerinden: Yunus ile Einstein ve Russel’in verdiği mücadele, Yunus’un evrensel insanlık idealinin politik bir izdüşümü olabilir mi?
Aklıma düşenler bunlar.

Bu yazı toplam 131 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim