Bugün 01 Aralık 2022 Perşembe
  • Antalya16 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    1079.239
    %1.84
  • Dolar
    18.6309
    %-0.00
  • Euro
    19.5822
    %0.90
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Yiğit muhtaç oldu kuru soğana”
07 Ekim 2022 Cuma 15:48

“Yiğit muhtaç oldu kuru soğana”

Ekonomideki kötü gidişata ve vatandaşların yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Gelecek Partisi Sosyal Politikalardan Sorumlu Antalya İl Başkan Yardımcısı Ömer Uçan, Aşık Mahzuni Şerif’in türkü sözlerine dikkat çekerek “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, sakın

Ekonomideki kötü gidişata ve vatandaşların yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Gelecek Partisi Sosyal Politikalardan Sorumlu Antalya İl Başkan Yardımcısı Ömer Uçan, Aşık Mahzuni Şerif’in türkü sözlerine dikkat çekerek “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, sakın oy vermeyin sizi soyana” dedi.

 

Gelecek Partisi Sosyal Politikalardan Sorumlu Antalya İl Başkan Yardımcısı Ömer Uçan, Gelecek Partisi İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Gürsel Kaya, İl Başkanı Mevlüt Demir ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte il binasında basın toplantısı düzenledi. Ekonomideki kötü gidişe ve vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çeken Uçan, elindeki soğanla Aşık Mahzuni Şerif’in türkü sözlerine dikkat çekerek “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, sakın oy vermeyin sizi soyana” dedi. İl Başkanı Mevlüt Demir ise, “Bu iktidar yiğitleri kuru bir soğana muhtaç etti. Gelecek iktidarında soğana muhtaç olmayacağız. Geleceğimiz aydınlık olsun” diye konuştu. Genel Başkan Başdanışmanı Gürsel Kaya ise, vatandaşını sosyal yardıma muhtaç eden bir devlet değil, sosyal yardıma muhtaç olmayan vatandaş şekline dönüştürecek ekonomik ve siyasal politikalar uygulamak istediklerinin altını çizdi. Kendisi de basın mensubu olan Kaya,  TBMM’de görüşülmekte olan internet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifine tepki göstererek sakıncalarına dikkat çekti ve yasalaşmaması gerektiğini vurguladı.

sam-4351-004.jpg

“ADETA NEFES ALDIĞIMIZ İÇİN ŞÜRKEDER HALE GETİRİLDİK”

Kendisinin de esnaf olduğuna dikkat çekerek halkın ekonomik dar boğaz içerisinde olduğunu belirten Gelecek Partisi Antalya Sosyal Politikalar Başkanı Ömer Uçan “Halkın temel gıda maddesi ekmeğin 5 lira olduğu, üniversite öğrencilerinin yemekhanelerde açlığa mahkum edildiği, halkın bırakın ev sahibi olma hayalini, kirasını ödeyemediği bir zamandan geçiyoruz. Ben de bu ülkede yaşayan, yaşamaya çalışan ve adeta nefes aldığımız için şükreder hâle getirilen bir vatandaşım. Her gün halkın içine giriyor, onlarla sohbet ediyor, onların yaşadıklarına tanıklık ediyorum. Birileri halka masal anlattıkça sanıyorlar ki halk da bunlara inanıyor. Aslında gerçekler ortada iken onlar konuştukça battıklarının farkında değiller” şeklinde konuştu.

 

ASGARİ ÜCRETLİNİN GEÇİM SIKINTISINA DİKKAT ÇEKTİ

“En düşük emekli maaşını 3 bin 500 lira yaptıkları için gururlananlar, ev kiralarının en ucuz 5 bin lira olduğundan haberi yok gibi davranıyorlar. Asgari ücreti 5 bin 500 lira yaptık diye koltukları kabaranlar, elektriğe üst üste yaptıkları zamları çabuk unutuyor” diyerek asgari ücretlinin geçim sıkıntısına dikkat çeken Uçan, şunları ifade etti:

“Kaba taslak bir hesap yapacak olursak, 5 bin 500 lira asgari ücretle çalışan vatandaş hadi evinde eskiden oturuyor ve 3 bin 500 lira kira ödüyor diyelim. Geriye kalan 2 bin lira. Elektrik, su, internet, cep telefonu faturalarına bin lira ödese elinde bin lira kalıyor. İşe gidiş-geliş yol parasına da 400 lira harcasa cepte kalır 600 lira. Çocuksuz bir çift günde 3 ekmek tüketse 450 lira eder. Yani sadece ekmek yiyecek ve hayatta kalmaya çalışacaklar. Bunlar artık insanların aklı ile oynamaya başladı. Şimdi, o asgari ücreti 5 bin 500 yaptıkları için böbürlenenlere soruyorum. Vatandaş elinde kalan 150 lira ile ne yapacak? O da yeter diyorlarsa isterlerse vatandaş o 150 lirayı da onlara versin. Belki o zaman gözleri doyar.”

sam-4364-003.jpg

“İNANILMAZ UÇURUMLAR VAR”

Eskiden asgari ücretle 12 adet çeyrek altın alınırken bugün 4 tane çeyrek altının zor alındığına işaret Uçan, geçmişten günümüze inanılmaz uçurumlar olduğunu söyledi.

 

“VATANDAŞ AÇLIĞA MAHKUM EDİLMİŞ DURUMDA”

Vatandaşın açlığa mahkum edildiğini söyleyen Uçan, “Pazara çıkamayan vatandaş akşam pazarın dağılmasını bekler duruma geldi. Bekliyor ki çöpe atılacak olan ürünler çöpe gitmesin onların sofralarında yemeğe dönüşsün. Yani tencerede taş kaynatıp açlığa mahkum olmak yerine, en azından atılacak ürünleri toplayıp karınlarını doyurmaya çalışıyorlar” dedi.

 

“GELECEĞİMİZİ SAĞLAM TEMELLERE OTURTMAK İSTİYORUZ”

Gelecek Partisi’nin 7 gün 24 saat milletin emrinde olduğunu vurgulayan Uçan, “Kimsenin açlığa mahkum edilmemesi için bizlere ulaşan vatandaşlarımıza karınca kararınca yetmeye çalışıyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimiz üniversite yemekhanelerinde gram gram zeytin, peynir ve çeyrek ekmek alır oldu. Bir yandan gençlerimizi aç bırakırken diğer yandan aynı gençlerin derslerinde başarılı olup Türkiye’nin kurtuluşuna katkı koymasını nasıl bekliyorlar anlamıyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, bizim telefonlarımız 24 saat açık. En az 5 üniversite öğrencimiz olmak kaydı ile bizden yemek istedikleri anda yemekleri ayaklarına kadar gidecek. Biz geleceğimizi sağlam temellere oturtmak istediğimiz için aç ve açıkta kimse kalmasın diye çalışıyoruz. Barınma sorunu yaşayan öğrencilerimiz de bizlere rahatlıkla ulaşabilir” şeklinde konuştu.

 

“BİRLİKTE YOL ALMAYI SAĞLAYACAK SOSYAL POLİTİKALAR ÜRETİYORUZ”

Ekonomik sıkıntıların etkisiyle işsizliğin, intihar vakalarının, boşanmaların, aile içi şiddetin, kadın cinayetlerinin, cinnet getiren vatandaşların sayısının her geçen gün artmakta olduğunu söyleyen Uçan, şöyle konuştu:

“Tüm bunlar yaşanırken hâlâ birileri çıkıp pembe tablolar çiziyor ise işte orada bir sorun vardır. Aile toplumun temel direğidir. Çocukların ilk sosyalleşme süreci aile içinde gerçekleşir. Aile bireyleri arasındaki uyum ve dayanışma önce çocuklara, sosyal çevreye, nihayetinde sosyal barışa yansır. Aile içindeki olumsuzluklar, sadece o ailenin bireylerini değil sosyal çevrelerini de olumsuz etkiler. Bu nedenle ailenin yaşadığı sorunlarla başa çıkma becerisini geliştirmede aileye ve aile bireylerine odaklanan açık politikalar üretiyor ve teşvik ediyoruz. Kadın ile erkeğin birbirine rağmen değil, birbirine güç veren, birbirini destekleyen bireyler olarak yaşamın her alanında birlikte yol almalarını sağlayacak sosyal politikalar üretiyoruz. Sorunlar yumağı büyüdükçe büyüyor. Halkımız artık ‘Hadi onlara oy vermeyelim ama kime vereceğiz? Oy verecek yer mi var?’ sorusunu sormaktan vazgeçmeli ve ‘Evet bu kez sorunlarımızı bunlar çözer’ demelidir.”

sam-4357-002.jpg

“GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE PLANLAMAK MÜMKÜN”

Uçan, son olarak şunları dile getirdi:

“Geleceğimizi birlikte yazmak, planlamak mümkün. Vatandaşa yapılan sosyal yardımlar devam edecek, ancak bizim asıl hedefimiz açlıkla, yoklukla, yoksullukla ve işsizlikle mücadele etmek. Gençlerin gerek eğitimleri, gerek ekonomik hayatları noktasında ülkelerinden gitmelerine engel olacak önlemler alacağız. Gençlerin geleceğe ve ülkemize ümitle bağlanacağı çalışmalar yapacağız. Altılı masada bulunan partilerin sosyal politikaları birbirinden ayrı düşünülebilir; ancak memleketin çıkarları düşünüldüğü zaman asgari müştereklerde buluşup ülke o sosyal politikalar doğrultusunda yönetilebilir. Yaşlı ve engelli rehabilitasyon evleri, engelli eğitim merkezlerinin sayısının artırılması, engellilerin sosyal ve ekonomik hayata kazandırılması önemli bir husus. Sosyal, kültürel, sportif aktivitelerle gençlerin her türlü kötü alışkanlıklardan uzak tutulması gerekir. Gençler geleceğe umutla bakmalı. Ülkesini seven, idealist bir gençlik yetiştirmek için çabalayacağız. Temiz ve iyi yetiştirilmiş bir gençlik, sağlam bir gelecek demektir.”

sam-4332-001.jpg

“20 YILIN SONUNDA GELİNEN TABLO HİÇ İÇ AÇICI DEĞİL”

Gelecek Partisi Antalya İl Başkanlığı yeni ekibinin yaklaşık 3 aydır görevde olduğunu hatırlatan İl Başkanı Mevlüt Demir ise, amaçlarının hizmet etmek olduğunun altını çizdi. “Gelişmiş ülkeler düzeyinde daha müreffeh, daha özgür ve demokrat, onurlu bireylerin sokaklarda başı dik, alnı açık şekilde dolaşabildiği bir Türkiye istiyoruz. Tüm mücadelemiz ve gayretimiz bunun için” diyen Demir, “Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de halkın içinde olmaya devam edeceğiz. Yaklaşık 3 aylık sürede 64 noktayı dolaştık. Türkiye’nin 20 yılın sonunda geldiği tablo hiç iç açıcı değil. Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı dönemi 2016 yılı Mayıs ayında kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) 12 bin doların üzerindeyken bugün 6 bin 500 dolar civarında. Küçülen bir Türkiye hazin bir tablodur. Birileri gibi gözünün içinde parıltılar değil, gözünün feri azalan bir vatandaş tipi ortaya çıktı. Akaryakıta gelen zamları görüyoruz. Bizim iki ana travmatik temel sıkıntımız var. Birincisi Türkiye’nin hükümet tarafından iyi yönetilememesi. İkincisi eskiden 3Y’den yolsuzluklardan, yoksulluktan ve yasaklardan bahsedilirdi. Şimdi dördüncü Y olarak yozlaşma geldi. Yarınlara umutla bakmak, gelecek çınarının altında herkesi ısıtacak güneşin olduğunu, terleyeni serinletecek gölgenin bulunduğunu herkes bilmeli. Türkiye büyük bir ülke. Bu sorunlarından er ya da geç kurtulacak. Yeter ki biz birliğimizi, beraberliğimizi geliştirelim” ifadelerini kullandı.

 

“BİZİM POLİTİKALARIMIZ ÜRETİME DAYALIDIR”

“Açlık sınırının 7 bin 250 lira, yoksulluk sınırının 23 bin 600 lira civarında olduğu bir ülkede yaşıyoruz” diyen Gelecek Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Gürsel Kaya ise, “Maalesef aç, yok, yoksul bırakalım sonra da ellerinden tutup yardım edelim şeklinde bir politika izleniyor. Sosyal yardımlar adı altında yardımlar yapılıyor. Bugün milyonlarca insanın sosyal yardımlara muhtaç olduğunu görüyoruz. Mesele insanları aç, yoksul bırakmak, işsiz bırakmak ve daha sonra onlara sosyal yardım adı altında yardım etmek olmamalı. Gelecek Partisi olarak bizim politikalarımız önce üretime dayalı, daha sonra işsizliği, açlığı, yokluğu, yoksulluğu ortadan kaldırmaktır. Bu ülke düzlüğe çıkacak ve geleceğe dönük güzel şeyler yapacaksa üretime dayalı politikalar izlemeliyiz. Tarımda, hayvancılıkta, sanayide, teknolojide, ticarette her alanda üretime dayalı ve ürettiğimiz ürünleri ihraç ettiğimiz, ihracatın ithalattan çok daha üstte olduğu bir ekonomik anlayışla insanımızı açlıktan, yokluktan ve yoksulluktan kurtarabiliriz” şeklinde konuştu.

sam-4362.jpg

“KİMSE KENDİ CEBİNDEN YARDIMDA BULUNMUYOR”

Gelecek Partisi iktidara geldiğinde sosyal yardımların kesilmeyeceğinin de altını çizen Kaya, “Vatandaşa yapılan engelli, gıda, yakacak, giyecek, içecek, konut, kira gibi yardımların kesilmesi gibi bir şey asla yok. Devlet tarafından verilen yardımlar devlet tarafından sürdürülecek. Hiç kimse kendi cebinden sosyal yardım adı altında bir yardımda bulunmuyor. Bunlar hepimizin vergilerinden toplanan paralar. Vatandaşını sosyal yardıma muhtaç eden bir devlet değil, sosyal yardıma muhtaç olmayan vatandaş şekline dönüştürecek ekonomik ve siyasal politika uygulamak istiyoruz. Bu da ekonomik açıdan güçlü devlet, güçlü vatandaşlar demektir. Yaşlılar, engelliler, özellikle gençlerle ve üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarıyla ilgili her il ve ilçede çalışmalarımız var. Gençlerimize yurtlarda yer bulmaya, gıda yardımı yapmaya, burs bulmaya çalışıyoruz. İnşallah bu ülkede hiçbir vatandaşımız aç, susuz, yok, yoksul, evsiz, barksız kalmaz” ifadelerini kullandı.

 

“İNSANIN DÜŞÜNCESİNE KİLİT VURULAMAZ, TEKLİF YASALAŞMAMALI”

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak internet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandığını hatırlatan ve kendisinin de basın mensubu olduğuna dikkat çeken Kaya, “Tam anlamıyla sansür yasası olan yasanın ilk 2 maddesi meclisten geçti. Bu yasa, seçim öncesi muhalefet partilerinin sesini kısalım, muhalefeti destekleyen basın-yayın organlarının özellikle internet medyasının sesini kısalım ve kimsenin düşüncesinin paylaşılmasını istemeyelim demektir. Bu son derece antidemokratik bir yaklaşım. Bir ülkede demokrasi varsa düşünce özgürlüğü, basın hürriyeti vardır” diyerek Mustafa Kemal Atatürk’ün “Basın hürdür, sansür edilemez” sözlerini hatırlattı. Teklifin yasalaşması halinde muhalefet partileri tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceğini belirten Kaya, “İnsanın düşüncesine kilit vurulamaz. Demokratik ortamlarda herkes her şeyi kanunlar çerçevesinde söyleyebilmeli” dedi. Gazeteciliğin kolay olmadığına işaret ederek yasa çıkarılırken bir kez daha düşünülmesi ve yasanın çıkmasına engel olunması gerektiğini vurgulayan Kaya, Gelecek Partisi’nin mecliste olmamasına rağmen yasanın geri çekilmesi için elinden gelen çabayı gösterdiğinin altını çizdi.   

 

“BASIN KARTI ESKİ DEĞERİNİ KAYBEDİYOR”

Eskiden sarı olan sonradan turkuaz renge dönüştürülen basın kartlarının önceden basın mensuplarına birçok ayrıcalık sağladığına da dikkat çeken Kaya, basın kartının eski değerini kaybettiğini, yasa ile daha da değersiz hale geleceğini söyledi. HABER: YUSUF KATRAĞ

sam-4366.jpg

Bu haber toplam 1949 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim